<?xml version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" >
<channel>
	<title><![CDATA[Ahalim]]></title>
	<link>https://ahalim.com/blog/group/636/1661990400/1664582400</link>
	<atom:link href="https://ahalim.com/blog/group/636/1661990400/1664582400" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description><![CDATA[]]></description>
		<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/2393/bozcaadada-bassiz-bir-osmanli-sadrazami</guid>
	<pubDate>Tue, 06 Sep 2022 20:25:30 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/2393/bozcaadada-bassiz-bir-osmanli-sadrazami</link>
	<title><![CDATA[Bozcaadada başsız bir Osmanlı Sadrazamı]]></title>
	<description><![CDATA[<p><img alt="Alay Bey Camii" src="https://ahalim.com/photos/thumbnail/2317/large/"></p><p>Bozcaada Alaybey Camii Haziresinde bulunan sade bir mezar dikkatimi &ccedil;ekmiş idi. Eski yazısıyla, diğerlerinden uzun, kavuklu mezar taşı ile, Osmanlı d&ouml;neminden kaldığı besbelli idi. İnternette yaptığım araştırma ile mezarın I. Abdulhamit d&ouml;neminde yaşayan bir sadrazama ait olduğu, ve başsız olarak, sadece g&ouml;vdesinin bu mezar i&ccedil;inde olduğunu &ouml;ğrendim. Hikayenin gerisini okuduğum kaynaktan size aktarıyorum.</p><p>&quot;Bozcaada Alaybey Camii bah&ccedil;esinde bulunan kallavi başlıklı bir mezar bu yazının konusu oldu. Tarihi k&uuml;&ccedil;&uuml;k cami b&ouml;yle bir şahide i&ccedil;in fazla sade duruyordu. Bu y&uuml;zden merakımı celbetti. İncelediğimde de garip bir &ouml;yk&uuml;n&uuml;n son noktası olduğunu &ouml;ğrendim. Bozcaada&rsquo;da ki bu garip mezarın ilgin&ccedil; &ouml;yk&uuml;s&uuml;, yani &ldquo;Başsız Bir Osmanlı Sadrazamı&rdquo;nın hikayesi.</p><p>Halil Hamid Paşa, Sultan I. Abd&uuml;lhamit tarafından b&uuml;y&uuml;k umutlarla se&ccedil;ilmiş bir sadrazamdı. Bozcaada&rsquo; da, Alaybey Camisi haziresine sadece v&uuml;cudu g&ouml;m&uuml;ld&uuml;. Bu akıllı ve &ccedil;alışkan devlet adamının kafası, İstanbul&rsquo;a getirilip, ibreti alem i&ccedil;in halka teşhir edildikten sonra, Karacaahmet Mezarlığı&rsquo;na defnedilmişti.</p><p>Osmanlı İmparatorluğu&rsquo;nun 27. padişahı olan I.Abd&uuml;lhamit, Lale Devri Padişahı III. Ahmet ile Rabia Şermi Sultan&rsquo;ın oğluydu. Daha 7 yaşındayken annesini kaybetmişti. Osmanlı geleneğine bağlı olarak padişah olana kadar, kafes arkasında yaşamış, İstanbul&rsquo;u bile g&ouml;rmemişti. Saltanatı olduk&ccedil;a karışık bir d&ouml;neme rastladı. Tam 10 sadrazam değiştirdi. Kara Vezir &nbsp;ve bu yazının konusu olan Halil Hamid Paşa dışındaki sadrazamlar, başarısız ve sıradan kimselerdi. Hatta, se&ccedil;ilen yedi sadrazamın, sadece isimlerinde bulunan Mehmet=Muhammed&rsquo;in uğuruna inanıldığı i&ccedil;in bu g&ouml;reve geldikleri s&ouml;ylenir.</p><p>Halil Hamid Paşa, G&uuml;rc&uuml; asıllıydı. 1736 Yılında Isparta&rsquo;da doğmuş, tahsil i&ccedil;in de İstanbul&rsquo;a gelmişti. Bab-ı Ali kaleminde &ccedil;alışmaya başlayıp, burada değişik g&ouml;revlerde bulundu. Dirayetli, akıllı ve &ccedil;alışkandı. Silahtar Seyyid Mehmet Efendi&rsquo;nin (Karavezir) dikkatini &ccedil;ekip, onun tarafından padişaha tanıtıldı. Karavezir&rsquo;in sadrazamlığı zamanında da, &ouml;nce Reis-&uuml;l K&uuml;tap, daha sonra da sadrazam keth&uuml;dalığı g&ouml;revinde bulundu. Karavezir Paşa&rsquo;nın vefatıyla, sadrazam keth&uuml;dalığı g&ouml;revi sona erdi. Fakat, Padişah I.Abd&uuml;lhamit&rsquo;in emriyle bir m&uuml;ddet sonra tekrar g&ouml;revine geri d&ouml;nd&uuml;.</p><p>31 Aralık 1782&rsquo;de, devrin Sadrazamı Yeğen Mehmet Paşa&rsquo;dan alınan M&uuml;hr-&uuml; Humayun, padişah tarafından, yetenekli, &ccedil;alışkan ve kişilikli bir devlet adamı olan Halil Hamid Paşa&rsquo;ya verildi. İsmail Hakkı Uzun&ccedil;arşılı, Osmanlı Tarihi adlı eserinde, bu sadarete ait &ccedil;ıkan hatt-ı h&uuml;mayunun T&uuml;rk&ccedil;esini a&ccedil;ıklar: &ldquo;Selefin Yeğen Mehmet Paşa&rsquo;nın hal ve etvarı memule muvafık zuhur etmediğinden ve senin iki defa keth&uuml;dalığında ve riyaset ve saire bulunduğun hidematta mesai-i cemilen n&uuml;mayan olduğundan m&uuml;hr-i h&uuml;mayunımı yed-i istiklaline teslim eyledim.&rdquo;</p><p>Halil Hamid Paşa, 31 Aralık 1782 yılında başladığı sadrazamlık g&ouml;revini, hi&ccedil; ara vermeden 31 Mart 1785 yılına kadar 2 sene 3 ay boyunca yaptı. Canla başla &ccedil;alıştı. İmparatorluk bir &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml;n&uuml;n i&ccedil;indeydi. Padişah yaşlıydı. Sadrazamdan &ccedil;ok şey bekleniyordu. Aslında yapmak istediği pek &ccedil;ok şey vardı ama ne yazık ki bu &ccedil;ok kolay değildi. &Uuml;stelik, devrin Kaptan-ı Deryası yani denizcilik komutanı Cezayirli Hasan Paşa, sadrazamdan pek hoşlanmıyor ve aleyhinde konuşmaktan &ccedil;ekinmiyordu. Cezayirli, padişahın kız kardeşi Esma Sultan vasıtasıyla, I.Abd&uuml;lhamit&rsquo;e, Halil Hamid Paşa hakkında, bazı bilgiler sızdırdı. Ve bu, sadrazamın sonu oldu.</p><p>Padişah, kız kardeşinden, sadrazamın kendisine karşı iyi olmayan niyetler beslediğini, yaşlılığı ve başarısızlığı nedeniyle I.Abd&uuml;lhamit&rsquo;in tahttan indirilerek Şehzade Selim&rsquo;in (III.Selim) başa getirilmesini planladığını &ouml;ğrendi. Duydukları karşısında sinirlenen padişah k&uuml;plere bindi. Ve &ccedil;ok sevdiği sevgili veziri i&ccedil;in sonun başlangıcını uygulamaya koyuldu. Hemen M&uuml;hr-&uuml; Humayun geri alındı. Mal varlığına el konulup Gelibolu&rsquo;ya s&uuml;r&uuml;ld&uuml;. Arkasından g&ouml;nderilen bir fermanla Cide ve Habeş Valiliği&rsquo;ne atandığı bildirildi. Bir m&uuml;ddet sonra da hazırlık yapması i&ccedil;in Bozcaada&rsquo;ya gitmesi emredildi. Paşa Bozcaada&rsquo;ya gitti. Yola &ccedil;ıkmak i&ccedil;in izin bekliyordu. Ama izin yerine bu g&ouml;revden azledilmiş olduğu bidirildi. İstank&ouml;y&rsquo;de yaşamaya mahkum edilmişti. Fakat oraya gidemedi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; padişahın emriyle, Bozcaada&rsquo;da, 27 Nisan 1785 yılında, Kara Keth&uuml;zade Ali Bey tarafından kafası kesilerek &ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;.&quot;</p><p>Alıntı:&nbsp;Bilsen G&uuml;rer / Turizm Araştırmacısı &amp; Yazar</p><p>Yaznın t&uuml;m&uuml;n&uuml; <a href="https://www.turizmguncel.com/makale/bozcaadada-bassiz-bir-osmanli-sadrazami#:~:text=Halil%20Hamid%20Pa%C5%9Fa%2C%20Sultan%20I,%2C%20Karacaahmet%20Mezarl%C4%B1%C4%9F%C4%B1'na%20defnedilmi%C5%9Fti.">buradan </a>okuyabilirsiniz.</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/2236/hititlerin-tapinak-yazitindan-dua</guid>
	<pubDate>Tue, 06 Sep 2022 09:11:27 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/2236/hititlerin-tapinak-yazitindan-dua</link>
	<title><![CDATA[Hititlerin tapınak yazıtından dua.]]></title>
	<description><![CDATA[<p>...</p><p>Tanrım, Beni yavaşlat.<br />
Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir&hellip;&nbsp;<br />
Zamanın sonsuzluğunu g&ouml;stererek bu telaşlı hızımı dengele&hellip;&nbsp;<br />
G&uuml;n&uuml;n karmaşası i&ccedil;inde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin s&uuml;kunetini ver .<br />
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginligi, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, g&ouml;t&uuml;r.<br />
Uykunun o b&uuml;y&uuml;leyici ve iyileştirici g&uuml;c&uuml;n&uuml; duymama yardımcı ol&hellip;<br />
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını &ouml;ğret; bir &ccedil;i&ccedil;eğe bakmak i&ccedil;in yavaşlamayı, g&uuml;zel bir k&ouml;pek ya da kediyi okşamak i&ccedil;in durmayı, g&uuml;zel bir kitaptan birka&ccedil; satır okumayı, balık avlayabilmeyi, h&uuml;lyalara<br />
dalabilmeyi &ouml;ğret&hellip;<br />
Her g&uuml;n bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.<br />
Hatırlat ki yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan &ccedil;ok daha &ouml;nemli şeyler olduğunu bileyim&hellip;<br />
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla.<br />
Bakıp g&ouml;reyim ki, onun b&ouml;yle g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve b&uuml;y&uuml;k olması yavaş ve iyi b&uuml;y&uuml;mesine bağlıdır&hellip;<br />
Beni yavaşlat Tanrım ve k&ouml;klerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru g&ouml;ndermeme yardım et.<br />
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak y&uuml;kseleyim.<br />
Ve hepsinden &ouml;nemlisi&hellip;<br />
Tanrım,<br />
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek i&ccedil;in CESARET,<br />
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek i&ccedil;in SABIR,<br />
İkisi arasındaki farkı bilmek i&ccedil;in AKIL ve Beni aşkın k&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nden ve yalanlarından koruyacak DOSTLAR ver&hellip;</p><p>HiTiTLERiN M.&Ouml;.2000 YILINDAKi DUVAR YAZISINDAN ALINMIŞTIR.</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/1876/biliyor-muydunuz</guid>
	<pubDate>Fri, 02 Sep 2022 20:18:00 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/1876/biliyor-muydunuz</link>
	<title><![CDATA[Biliyor muydunuz?]]></title>
	<description><![CDATA[<p>1- Temmuz ayının, S&uuml;mer &ccedil;oban tanrısı Dumuzi&#39; nin adından geldiğini...<br />
2- Havva adının, Eski bir mezopotamya dilinde &#39;&#39;yaşatan kadın&#39;&#39; anlamına geldiğini ve bununda k&ouml;keninin, S&uuml;mer mitolojisinde, hastalık ge&ccedil;iren bilgelik tanrısı Enkiyi tedavi eden 7 tanrı&ccedil;adan biri olan , tanrının kaburgalarını iyileştiren tanrı&ccedil;a Ninti olduğunu(ninti:kaburga kadını, nin aynı zamanda hayat anlamına geliyor, ninti aynı zamanda Hayatın kadını, Can veren Kadın anlamına geliyor)<br />
3- Adem kelimesinin, Aramice Adamo, başka bir mezopotamya dilinde Ha-Adamo olarak ge&ccedil;tiğini ve S&uuml;merce de &#39;&#39;Kırmızı toprak&#39;&#39; anlamına geldiğini...<br />
4- Eski S&uuml;mer de &ccedil;ok yaygın bir inanış olan ve İbrani dinlerinin de k&ouml;keni olan Ay tanrı k&uuml;lt&uuml;n&uuml;n, İngilizcede şu an kullanılan haftanın isimlerine etkilediğini..(Monday:Aya tapılan g&uuml;n, Saturday:Saturn gezegenine tapılan g&uuml;n, Sunday:G&uuml;neşe tapılan g&uuml;n..)<br />
5- Arap yarımadasında lakabı Allah olan Ay tanrısı Sİn&#39;in adının &#39;&#39;Bilgelik Kralı&#39;&#39; anlamına geldiğini...<br />
6- İslamda , Kuranın Lehv-i Mahvuz da saklandığı masalının k&ouml;keninin S&uuml;mer mitolojisi olduğunu...<br />
7- Kuranda ge&ccedil;en Adn cenneti kavramının k&ouml;keninin İran Veda inancı olduğunu....<br />
8- Mahşerde insanların &uuml;zerinden ge&ccedil;eceği anlatılan Sırat k&ouml;pr&uuml;s&uuml;n&uuml;n k&ouml;keninin İran afsaneleri olduğunu...<br />
9- Arkeoloji ve Tarih bilimlerinin elde ettiği g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar ki verilere g&ouml;re, d&uuml;nya medeniyetinin k&ouml;keninin Eski Yunan değil, Eski Yunan&#39;ı da etkileyen S&uuml;mer k&uuml;lt&uuml;r&uuml; olduğunu...<br />
10- S&uuml;merlerdeki, tanrılar hiyerarşisinin zamanla, ilahi olduğu s&ouml;ylenen İslam ve Musevilikte cinlere ve meleklere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml;....<br />
11- Nuh tufanının k&ouml;keninin de yine S&uuml;mer mitolojisi olduğunu...( efsaneye g&ouml;re, tanrılar, insanların &ccedil;oğalmasından o kadar rahatsız olurlar ki, 4 tanrı karar alıp insanları bir tufan ile &ouml;ld&uuml;rmeye karar verirler..Bilgelik tanrısı Enki, bunu duyunca, Şuruppak şehrinde yaşayan Utnapiştim&#39;e duvar arkasından tufan olacağını, bir gemi yapıp i&ccedil;ine ailesini, akrabalarını, sanat&ccedil;ıları, &ccedil;eşitli hayvanları ve otları almasını s&ouml;yl&uuml;yor..Utnapiştim, gemiyi 7 g&uuml;nde yapar.Sonra tufan başlatılıyor, tufan o kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; oluyor ki tanrılar bile y&uuml;ksek yerlere &ccedil;ıkıyor, sonunda 6g&uuml;n 6 gece s&uuml;ren tufan biter ve gemi Nisir dağına oturur, Utnapiştim &uuml;&ccedil; kuş g&ouml;nderir.g&uuml;vercin geri d&ouml;ner, sonra kırlangı&ccedil; salar, o da geri d&ouml;ner, saldığı kuzgun gelmeyince inip, tanrılara adaklar adarlar...)(tarihi kayıtlara g&ouml;re mezopotamya da Fırat, Dicle ve bunların birleştiği Şattu&#39;l Arap, sayısız kere taşmış ve yerleşim yerlerini ortadan kaldırmıştır..)<br />
12- Y&uuml;ksek y&uuml;ksek Babil kulelerini BAbilliler&#39;in , yıldızlardaki tanrılara ulaşmak i&ccedil;in yaptıklarını...<br />
13- S&uuml;mer tapınaklarında, tanrı namına seks yapan rahibelerin, diğerlerinden ayırılabilmeleri i&ccedil;in başlarını &ouml;rtt&uuml;klerini, İ:&Ouml;:1500 lerde bir Asur kralının,yaptığı bir kanunun 40. maddesi ile evli kadınların ve dulların da başlarını &ouml;rtmelerini zorunlu kıldığını, fakat diğerlerinin &ouml;rtmesi durumunda ceza alacağını...<br />
14- Mekkenin ilk olarak Ay tanrısı Sin&#39;e tapınmak amacı ile yapıldığını...<br />
15- Kabe&#39;nin, Tanrı Sin&#39;e adanmış en b&uuml;y&uuml;k mabet olduğunu...<br />
16- Hilal&#39;in Ay tanrısının simgesi olduğunu ve Hilal&#39;in halen İslam &uuml;lkelerinin bir&ccedil;oğunun bayrağında yer aldığını...<br />
17- Ay tanrısına tapmak i&ccedil;in S&uuml;merlilerin, b&uuml;y&uuml;k Zigguratlar yaptırdıklarını, ibadet g&uuml;nlerini belirlemek i&ccedil;in g&ouml;k y&uuml;z&uuml;n&uuml; incelerken 1 yılın 365 g&uuml;n olduğunu, yılı ayın &ccedil;evrimine g&ouml;re aylara b&ouml;ld&uuml;klerini, ayın &ccedil;evrimine g&ouml;re aya bağlı yılın her yıl 10 g&uuml;n beriye geldiğini ve bunu telafi etmek i&ccedil;in hesaplamalar yaparken 13 sayısını uğursuz, istenmeyen olarak bulduklarını ve bu d&uuml;ş&uuml;ncenin halen devam ettiğini....(hatta bu &ccedil;ağda bazı havayolu şirketlerinin 13 numaralı koltuğa yer vermediğini..)<br />
.....<br />
Kısaca Tarihin S&uuml;merlerle başladığını ve monoteizmin kaynağının S&uuml;mer efsaneleri olduğunu.....<br />
biliyor muydunuz???</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/1791/defne-agacinin-hikayesi</guid>
	<pubDate>Thu, 01 Sep 2022 19:04:12 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/1791/defne-agacinin-hikayesi</link>
	<title><![CDATA[DEFNE AĞACININ HİKAYESİ]]></title>
	<description><![CDATA[<p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1699646940/di/c0/-GBho1CWEikdPlo9K4mcydMajdNEH_3nYiY6K0xaKUM/:Y2tlZGl0b3JfdXBsb2FkLzEvMS8zOS9Kb2huLVdpbGxpYW0tV2F0ZXJob3VzZS1BcG9sbG8tZS1EYWZuZS0xLmpwZw"></p><p>Apollon (Lat.Apollo), bulutları devşiren Zeus ile Titanlar&rsquo;dan Koios&rsquo;un kızı Leto&rsquo;nun oğludur. Kardeşi Artemis ile birlikte Delos adasında d&uuml;nyaya gelir.</p><p><strong>Daphne</strong>&nbsp;(Defne) ise Teselya Irmağı Peneus&rsquo;un kızıdır. Daphne bir &ldquo;Nymphe&rdquo; yani su perisidir. Birg&uuml;n Irmak kenarında yolu Daphne ile<img alt="" src="https://usumda.com/serve-file/e0/l1662108944/di/c0/gdbKeUjImdB8ARy1Jv40_uLO_kYTYAeBCTFvGw5Spic/ckeditor_upload/1/1/45/daphne_and_Apollo.jpg" style="float: right;"> kesişen Apollon, onun eşsiz g&uuml;zelliğinden etkilenir ve onunla konuşmak ister. Fakat Defne, Işık Tanrısı&rsquo;nın i&ccedil;inden ge&ccedil;enleri anlar ve ka&ccedil;maya başlar. O ka&ccedil;ar, Apollon kovalar. &Ccedil;apkın Tanrı bir taraftan &ldquo;ka&ccedil;ma seni seviyorum&rdquo; diye bağırır.</p><p>Daphne Tanrılarla sevişen kadınların başlarına neler geldiğini bildiği i&ccedil;in korkuya kapılır ve ka&ccedil;maya devam eder. Apollon ise, bu g&uuml;zel periyi mutlaka yakalamak istemektedir. Aralarındaki mesafe gittik&ccedil;e kısalır ve bir an gelir ki Daphe, Apollon&rsquo;un nefesini sa&ccedil;larının arasında duyar. Artık kurtuluş imkanı kalmadığını anlayan Daphne, birden durur ve ayağı ile toprağı kazıyarak ş&ouml;yle bağırır:<br />
&ldquo;Ey toprak ana, beni &ouml;rt, beni sakla, beni koru.&rdquo;</p><p>Bu i&ccedil;ten yalvarış &uuml;zerine Daphne organlarının ağırlaştığını, odunlaştığını hisseder. G&ouml;ğs&uuml;n&uuml; gri bir kabuk kaplar, kokulu sa&ccedil;ları yapraklara d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r, kolları dallar halinde uzar, k&ouml;rpe ayakları k&ouml;k olup toprağın derinliklerine dalar, bir defne ağacı olur.</p><p>Daphne, ağaca d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedince &ldquo;Meyvem ne yenilsin ne de i&ccedil;ilsin.&rdquo; der ve Defne Ağacı haline gelir. Apollon sevdiği kıza sarılmak isterken bu Defne ağacına &ccedil;arpınca şaşırır.&nbsp;</p><p>Apollon o kadar &uuml;z&uuml;l&uuml;r ki bu duruma, ağacın etrafında g&uuml;nlerce ağlar ve akıttığı g&ouml;zyaşları şelalelere d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r.</p><p>Efsane&rsquo;nin Hatay Antakya&rsquo;nın Harbiye mevkisinde ge&ccedil;tiği s&ouml;ylenmektedir. Rivayetler y&ouml;rede bulunan şelalelerin Apollon&#39;un g&ouml;zyaşları olduğunu s&ouml;yler.&nbsp; Sağda g&ouml;r&uuml;len olayı betimleyen mozaik Antakya Mozaik M&uuml;zesinde bulunmaktadır.&nbsp;</p><p>Defne Ağacı&rsquo;nın meyvesi sonbaharda hasat edilir ve bu meyvenin tadı acıdır. Ne yenilir, ne i&ccedil;ilir. Lakin kokusu ve yağı g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde bir&ccedil;ok yerde kullanılmaktadır.</p><p>&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
</channel>
</rss>
