<?xml version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" >
<channel>
	<title><![CDATA[Ahalim]]></title>
	<link>https://ahalim.com/blog/group/636/1698796800/1701388800</link>
	<atom:link href="https://ahalim.com/blog/group/636/1698796800/1701388800" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description><![CDATA[]]></description>
		<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/8662/fabrika-kizi</guid>
	<pubDate>Tue, 28 Nov 2023 19:14:53 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/8662/fabrika-kizi</link>
	<title><![CDATA[Fabrika Kızı]]></title>
	<description><![CDATA[<p>Cibali 1969...</p><p>S&ouml;z yazarı, besteci, ses sanat&ccedil;ısı Bora Ayanoğlu Aksaraydaki evine gidip gelirken Cibali T&uuml;t&uuml;n Fabrikasında &ccedil;alışan gen&ccedil; kızları g&ouml;rmektedir. Onların dertleşmelerine, kurdukları hayallere, ilerisi i&ccedil;in d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;klerine, hemen her g&uuml;n kulak misafiri olmaktadır... Gen&ccedil; kızların saf, kanaatkar, acıklı hikayeleri, ona ilham kaynağı olacak &nbsp;ve bir şarkı s&ouml;z&uuml; yazdıracaktır...</p><p><span id="cke_bm_4375S">&nbsp;</span><img alt="Bora Ayanoğlu" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247949/di/c0/bHjKAouWid-RRGsMT5Jzl0UlDDwmOCgvWd4Aa8CDSPQ/ckeditor_upload/1/1/45/boraayanoglu.webp" width="600"></p><p>Bora Ayanoğlu</p><p>Ve bir şarkıcı, bu şarkıyı m&uuml;kemmel yorumlayarak, T&uuml;rk halkının hemen hemen her yağmur yağdığında &ouml;ncelikle hatırladığı bir k&uuml;lt eser olmasını sağlayacaktır..</p><p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247652/di/c0/rumLAWThRk_UUg8WEORtPsFrw9oz1N3T_r9B2arAxLM/:Y2tlZGl0b3JfdXBsb2FkLzEvMS80NS9hbHBheS0wMDEuanBn" width="600"><br />
Bu şarkıya can katan Alpay, tam adıyla&nbsp;<b>Ahmet Alpay Nazikioğlu.</b></p><p><br />
G&uuml;n doğarken her sabah<br />
Bir kız ge&ccedil;er kapımdan<br />
K&ouml;şeyi d&ouml;n&uuml;p kaybolur<br />
Başı &ouml;nde yorgunca</p><p><br />
Fabrikada t&uuml;t&uuml;n sarar<br />
Sanki kendi i&ccedil;er gibi<br />
Sararkende hayal kurar<br />
B&uuml;t&uuml;n insanlar gibi</p><p><br />
Bir evi olsun ister<br />
Birde i&ccedil;meyen kocası<br />
Tanrı ne verirse ge&ccedil;inir gider<br />
Yeterki mutlu olsun yuvası</p><p><br />
Dışarda bir yağmur başlar<br />
Y&uuml;reğinde derin sızı<br />
G&ouml;zlerinden yaşlar akar<br />
Ağlar fabrika kızı</p><p><br />
Oysa yatağında bile<br />
Birg&uuml;n uyku g&ouml;remez<br />
İhtiyar anası gibi<br />
Kadınlığını bilemez</p><p><br />
Makineler diken gibi<br />
Batar herg&uuml;n kalbine<br />
Y&uuml;n &ouml;recek elleri<br />
Herg&uuml;n ekmek derdinde</p><p><br />
G&uuml;n batarken her akşam<br />
Bir kız ge&ccedil;er kapımdan<br />
K&ouml;şeyi d&ouml;n&uuml;p kaybolur<br />
Başı &ouml;nde yorgunca</p><p><br />
Fabrikada t&uuml;t&uuml;n sarar<br />
Sanki kendi i&ccedil;er gibi<br />
Sararkende hayal kurar<br />
B&uuml;t&uuml;n insanlar gibi</p><p><br />
Bora Ayanoğlu<br />
Not:<br />
Fabrika, 1997&#39;de Maliye Bakanlığı tarafından Kadir Has Vakfı&#39;na satıldı.</p><p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247835/di/c0/UdHm4CUwMWsadkg82tqWI-Q-_f4Lq6xuqNVkKbeS1sg/ckeditor_upload/1/1/45/KadirHasUniversitesi.jpg" width="600"><br />
1999-2000 yılları arasında Kadir Has Vakfı tarafından restorasyonu tamamlanan bina, Kadir Has &Uuml;niversitesi olarak hizmet vermeye başladı.<br /><img alt="" height="399" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247341/di/c0/2WZAE0i2M635dl4LflgqrWUJffw5Z1HtUzNJZBiwpEM/:Y2tlZGl0b3JfdXBsb2FkLzEvMS80NS9DaWJhbGkgVMO8dMO8biBGYWJyaWthc8SxLmpwZw" width="600"><br />
1884 &#39;de &nbsp;FATİH&#39;de kurulan fabrika</p><p><span id="cke_bm_506S">&nbsp;</span><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247550/di/c0/xK0Esz-ZNZxx_JZflbSjTHq7mWQOy4fc7bjTQTtiNn8/ckeditor_upload/1/1/45/cibalitobaccoworkers.jpeg" width="600"></p><p>CİBALİ T&Uuml;T&Uuml;N FABRİKASI&#39;nda &ccedil;alışan kadın iş&ccedil;iler hatıra fotoğrafı 1950&#39;ler.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/8130/adramytteion-antik-kenti</guid>
	<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 14:54:21 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/8130/adramytteion-antik-kenti</link>
	<title><![CDATA[Adramytteion Antik Kenti]]></title>
	<description><![CDATA[<figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1536;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1728328895/di/c0/ftdq27f8NnYvWBHai72qdNit-9i_wr2TDDF5CZIVSR4/editor_images/1/45/670434bd4c225.jpg" alt="image" width="2048" height="1536"><figcaption>Adramytteion Antik kentinde ortaya çıkarılan zeytinyağı ithalinde kullanıldığı düşünülen, çömlekten yapılmış zeytin yağı siloları - Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p><strong>Tarihçe, Konumu ve Önemi</strong></p><p>Antik dönemde önemli bir yerleşim yeri olan Adramytteion, M.Ö. 5. yüzyılda kurulan ve M.Ö. 3. yüzyılda zirveye ulaşan bir antik kenttir. Bu makalede, Adramytteion'un konumu, tarihçesi ve dönemindeki önemi incelenecektir.</p><p><strong>Konumu:</strong></p><p>Adramytteion antik kenti, bugünkü Türkiye'nin kuzeybatısında, Balıkesir iline bağlı Edremit ilçesinin kuzeydoğusunda yer almaktadır. Ege Denizi'nin kıyısında ve Kaz Dağları'nın eteklerinde konumlanmıştır. Stratejik bir konuma sahip olan kent, deniz ticareti ve kara yollarının kesişim noktasında bulunmasıyla önem kazanmıştır.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1536;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1728328925/di/c0/2EOkv7v0LS1Gb8etD_FuwMOay61Im8Xnar736CAmEvw/editor_images/1/45/670434dc5f2bf.jpg" alt="image" width="2048" height="1536"><figcaption>Adramytteion Antik kentinde ortaya çıkarılan zeytinyağı ithalinde kullanıldığı düşünülen, çömlekten yapılmış zeytin yağı siloları - Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p><strong>Tarihçe:</strong></p><p>Adramytteion, M.Ö. 5. yüzyılın ortalarında Pers İmparatorluğu'nun hakimiyeti altında kurulmuştur. Kentin adı, o dönemde Pers İmparatorluğu'na bağlı olan Adramyttium bölgesinden gelmektedir. M.Ö. 334'te Büyük İskender'in bölgeyi ele geçirmesiyle Helenistik döneme geçen kent, bu dönemde kültürel ve ekonomik açıdan gelişmiştir.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1152;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1741944044/di/c0/xw9x5kX2T4CUfFR9JeVaqpToNqd_GqT7WfLhH2LfAh8/editor_images/1/45/67d3f4ea87a64.jpg" alt="image" width="2048" height="1152"><figcaption>Adramytteion Antik kentinde ortaya çıkarılan sütun parçaları &nbsp;- Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p>Roma İmparatorluğu'nun egemenliği sırasında da Adramytteion, önemli bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür. Roma İmparatorluğu'nun çeşitli imparatorları tarafından desteklenen altyapı projeleri, kentin refahını artırmış ve onu bölgenin önemli ticaret merkezlerinden biri haline getirmiştir.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:1152/2048;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1741944122/di/c0/RSNjaXVF7ZV2q1GEY3LwMbwrxQ1UmFa2ANrQKReGMws/editor_images/1/45/67d3f5386f2ec.jpg" alt="image" width="1152" height="2048"><figcaption>Adramytteion Antik kentinde toprağın altında, henüz çıkrarılmamış sütun parçaları &nbsp;- Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p>Ancak, zamanla Adramytteion'un ekonomik ve stratejik önemi azalmıştır. Bu düşüş, kentteki depremler, istilalar ve diğer doğal felaketlerle birleşince, Adramytteion'un önemi giderek azalmıştır.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:1536/2048;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1728328962/di/c0/7sl3QCIzALIewcfk7rn9KnEJiyXPezfYPJdPgZVRmok/editor_images/1/45/670434ffba469.jpg" alt="image" width="1536" height="2048"><figcaption>Adramytteion Antik kenti sikkelerinde sıkça rastlanan Pegasus, günümüzde bir heykel olarak antik kentin üstünde yerini almış &nbsp;- Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p><strong>Dönemindeki Önemi:</strong></p><p>Adramytteion, antik dönemde önemli bir deniz ticaret merkezi olarak öne çıkmıştır. Limanı sayesinde, Ege Denizi'nden gelen gemiler burada demirleyerek iç kara yollarına bağlanmış ve iç kısımlara ticaretin daha kolay yapılmasını sağlamıştır.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1152;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1741944166/di/c0/gJrrtCVinV_CUwwGu0dMkaZgsghvooS_oiAv3JaENo0/editor_images/1/45/67d3f56573d60.jpg" alt="image" width="2048" height="1152"><figcaption>Adramytteion Antik kentinin denizin içinde kalmış antik limanından artakalanlar. Suların çekildiği anlarda daha belirgin bir şekilde gözlemlenmektedir. - Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p>Kent, aynı zamanda kültürel açıdan da zengindi. Helenistik ve Roma dönemlerinde inşa edilen tapınaklar, tiyatrolar ve diğer yapılar, Adramytteion'un kültürel zenginliğini yansıtmaktadır.</p><p>Ancak zamanla, değişen politik ve ekonomik koşullar, kentin önemini azaltmış ve nihayetinde terkedilmesine neden olmuştur.</p><p><strong>Sonuç:</strong></p><p>Adramytteion antik kenti, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve stratejik konumu sayesinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Ancak, çeşitli sebeplerle zaman içinde gerilemiş ve unutulmuştur. Bugün, arkeologlar ve tarihçiler, Adramytteion'un kalıntıları üzerinde çalışarak antik döneme ait daha fazla bilgi edinmeye çalışmaktadır.</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/4361/belek-gazi</guid>
	<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 15:20:49 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/4361/belek-gazi</link>
	<title><![CDATA[Belek Gazi]]></title>
	<description><![CDATA[<p><img alt="Belek Gazi Heykeli" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1699553434/di/c0/hR_NpoEQAKuzg0eoQZ0mKzWQD5aiOml-oXq9hQbOi5M/ckeditor_upload/1/1/45/DSCI0085.JPG"></p><p>Fotoğraf: Fazlı YURTSEVER</p><p>Belek Gazi, (Balak ya da Balağ olarak da bilinir, tam adı N&uuml;r&uuml;&#39;d-Devle Belek bin Behram bin Artuk, &ouml;. 5 Mayıs 1124, M&uuml;nbi&ccedil;), Sel&ccedil;ukluların Harput, Dersim, Halep ve Gen&ccedil; emiri olan T&uuml;rkmen komutan. Bug&uuml;n dahi adı h&acirc;la Elazığ&#39;da sık sık anılarak yad edilen, d&ouml;nemin Harput Emir&#39;i ve T&uuml;rk Orduları Başkumandanı&#39;dır. Harput T&uuml;rkmenlerinin, Gakgoşların atasıdır. Belek Gazi, Ha&ccedil;lılara karşı imha edici muharebelerle b&uuml;y&uuml;k zaferler kazanan, Anadolu&#39;nun T&uuml;rkleşmesinde b&uuml;y&uuml;k rol oynayan, kahramanlığı ile nam salmış, adil ve şefkatli bir T&uuml;rk fatihiydi. Belek Gazi kendi d&ouml;neminde gelişen Ha&ccedil;lı Seferlerine karşı b&uuml;y&uuml;k başarılar g&ouml;stermiş, 1122 yılında Urfa kontu I. Joselin&#39;i, 1123&#39;te ise onu kurtarmaya gelen Kud&uuml;s Kralı II. Baudouin&#39;i esir ederek zincire vurmuş ve ikisini de Harput kalesinde hapsetmiştir. Bu &uuml;st&uuml;n başarıları &uuml;zerine B&uuml;y&uuml;k Sel&ccedil;uklu Sultanı tarafından &quot;T&uuml;rk Orduları Başkumandanı&quot; tayin edilmiştir. Kendisine &quot;Gazi&quot; unvanı verilmiştir. Belek Gazi 1124 yılında ise Menbi&ccedil; kalesini kuşatırken g&ouml;ğs&uuml;ne isabet eden bir okla şehit d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r. Onun vefatı M&uuml;sl&uuml;manların duraklamasına ve Ha&ccedil;lıların ise bir s&uuml;re y&uuml;kselişine sebep olsa da Belek Gazi&#39;nin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden 14 yıl sonra doğan, Eyyubi Sultanı olan ve Ha&ccedil;lılara karşı b&uuml;y&uuml;k başarıları devam ettiren Selahattin Eyyubi &ccedil;ıkıvermiştir.</p><p>Belek Gazi&rsquo;den sonra 1185 yılına kadar Harput&rsquo;ta yine Artukoğulları&#39;ndan gelen Prensler, h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rm&uuml;şlerdir. Bunlardan Fahrettin Karaaslan&rsquo;ında Harput tarihinde unutulmaz yeri ve eserleri vardır. 1148-1174 yılları arasında Harput&rsquo;ta h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rm&uuml;ş ve burada bulunan Ulu Camii&#39;yi yaptırmıştır. Tarih&ccedil;i Profes&ouml;r Halil Yinan&ccedil;, Belek Gazi&#39;den &ouml;vg&uuml;yle bahsetmekte ve onun hakkında şunları demektedir: &quot;Belek Gazi b&uuml;t&uuml;n &ouml;mr&uuml;n&uuml; gaza ve cihad i&ccedil;inde ge&ccedil;irmiş, &uuml;lkesinde emsalsiz bir s&uuml;kun ve asayiş temin etmiş, adalet ve kanunu hakim kılmış, dindar ve m&uuml;tevazı bir emir idi. &Ouml;l&uuml;m&uuml;, M&uuml;sl&uuml;manlık ve T&uuml;rkl&uuml;k i&ccedil;in hakiki bir ziya ve musibet olmuş ve mağlup olmaya başlayan Ha&ccedil;lıların yeniden kalkınmalarına sebebiyet vermiştir. Ha&ccedil;lılar b&ouml;yle korkun&ccedil; ve galip bir d&uuml;şmandan kurtuldukları i&ccedil;in &ccedil;ok sevinmişlerdi.</p><p>Ha&ccedil;lılara Karşı Giriştiği Savaşlar<br />
1122 yılında amcası İlgazi Bey&#39;in ikaz ve davetine icabet edip, Halep Kuşatması i&ccedil;in ordusuyla birlikte amcasına iştirak etti. Yolda amcası İlgazi Bey&#39;in hasta olması y&uuml;z&uuml;nden doğuya &ccedil;ekilmesiyle ordunun başında yalnız kalan Belek, aynı esnada kendisine karşı hazırlık i&ccedil;inde bulunan b&ouml;lgedeki Frenk ha&ccedil;lıların kralı konumundaki Urfa kontu I. Joselin ile aynı b&ouml;lgenin (Birecik) seny&ouml;r&uuml; olan Galeran du Puiset&#39;i bug&uuml;n Suru&ccedil; olarak adlandırılan b&ouml;lgede karşıladı ve patlak veren b&uuml;y&uuml;k savaş sonucunda muzaffer olarak Urfa kontu Jocelin(Joselin)&#39;i esir etti ve Harput Kalesi&#39;ne hapsetti. Sel&ccedil;uklu emiri Belek, muzafferiyetinden sonra tekrar Harput&#39;a avdet eyledi.</p><p>Belek Bey&#39;in yokluğu esnasında Ha&ccedil;lılar i&ccedil;in &ouml;nceleri m&uuml;şk&uuml;l olan Halep Kalesi&#39;nin muhasarası daha cazip bir hal almıştı. Belek Bey&#39;in b&ouml;lgede yayılan galebelerini işitmiş olup, Ha&ccedil;lıların aldığı mağlubiyetlerden bihaber olmayan Kud&uuml;s kralı II. Baudouin, 1122-1123 yılları arasında Halep g&uuml;zergahında ilerleyerek dolay kalelerinin hepsini ele ge&ccedil;irdi. Bu harek&acirc;t, kontrolden &ccedil;ıkmış olan Gerger Kalesi&#39;nin tekrar muhasarayla meşgul olan Belek Bey&#39;in kulağına gidince Belek Bey ikametinden ayrılarak hızlıca ordusunu topladı ve II. Baudouin&#39;i karşılamak i&ccedil;in yola koyuldu. Aynı zamanda II. Baudouin&#39;de Belek Bey&#39;in Gerger&#39;i muhasara ettiğinden haberdardı ve kalede bulunanlar kendisine yapılan istimdat &ccedil;ağrısına kulak vererek Fırat&#39;ın batı sahilini takip etme yoluyla Gerger&#39;e ulaşmak istiyordu. Ancak Kud&uuml;s kralı II. Baudouin, yoldayken Frenklerin seslerini işiterek nehirden biraz ayrılarak araziyi sezdi ve tam bu esnada bug&uuml;n Turuş olarak adlandırılan b&ouml;lgede Belek Bey ve ordusunun yıldırım hızıyla kendilerinin &uuml;zerine yaklaştığını fark etti. İbn&uuml;&#39;l Kalanisi&#39;ye g&ouml;re 8 Nisan, İbn Al-Adim&#39;e g&ouml;re 18 Nisan tarihinde meydana gelen bu şiddetli ve &ccedil;etin muharebede Belek Bey muazzam bir muvaffakiyet kazandı. Kud&uuml;s Kralı II. Baudouin ve bir grup ş&ouml;valye esir edildi. Bu savaşın neticesinde Ha&ccedil;lılar, İslam m&uuml;lk ve topraklarında o zamana kadarki en b&uuml;y&uuml;k mağlubiyeti almışlardı ve b&uuml;y&uuml;k bir ş&ouml;hret elde eden Belek Bey, Gazi unvanını kazandı. Bu olay ertesinde kendisine Belek Gazi denmeye başlandı ve namı t&uuml;m İslam aleminde işitildi.</p><p>Bu zafer &uuml;zerine Sel&ccedil;uklu sultanı Mahmud, Belek Gazi&#39;ye Halep emaretine ilişkin menşurunu g&ouml;ndermiş ve Halep idaresini kendisine taksim etmiştir.<br />
&nbsp;</p><p>Kaynak : <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Belek_Gazi">Wikipedia</a></p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
</channel>
</rss>
