<?xml version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"  xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
	<title><![CDATA[Ahalim: Group blogs}]]></title>
	<link>https://ahalim.com/blog/group/636/all?offset=40</link>
	<atom:link href="https://ahalim.com/blog/group/636/all?offset=40" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description><![CDATA[}]]></description>
		<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/200611/myra-antik-kenti-likyanin-parlayan-yildizi-giris</guid>
	<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 19:28:49 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/200611/myra-antik-kenti-likyanin-parlayan-yildizi-giris</link>
	<title><![CDATA[Myra Antik Kenti: Likya&#039;nın Parlayan Yıldızı  Giriş]]></title>
	<description><![CDATA[<figure class="image"><img style="aspect-ratio:1170/1424;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1727119758/di/c0/lmnE_llFGP6_VL88KHlAd_WEkSjrhcfcu0oXfIGm3L0/editor_images/1/45/66f1c18db82f9.jpg" alt="image" width="1170" height="1424"></figure><p data-sourcepos="5:1-5:180"><span>Antalya'nın Demre ilçesinde yer alan Myra Antik Kenti, hem tarihi hem de kültürel açıdan büyük bir öneme sahiptir. Likya Birliği'nin önemli şehirlerinden biri olan Myra, kaya mezarları, tiyatrosu ve Aziz Nikolaos Kilisesi ile ünlüdür. Bu makalede, Myra Antik Kenti'nin tarihçesi, mimari özellikleri, kültürel önemi ve günümüzdeki durumu hakkında detaylı bilgiler sunulacaktır.</span></p><h3 class="" data-sourcepos="7:1-7:22">Myra'nın Tarihçesi</h3><p data-sourcepos="9:1-9:2"><span>Myra, MÖ 5. yüzyıldan itibaren varlığını sürdüren eski bir Likya kentidir. Adını mersin ağacından alan Myra, coğrafi konumu sayesinde ticaret yollarının üzerinde önemli bir merkez haline gelmiştir. Kent, Likya Birliği'nin dağılmasının ardından Pers hakimiyetine girmiş, daha sonra sırasıyla Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının yönetimi altında bulunmuştur.</span></p><h3 class="" data-sourcepos="11:1-11:31">Myra'nın Mimari Özellikleri</h3><p data-sourcepos="13:1-13:75"><span>Myra'nın en dikkat çekici özelliklerinden biri, kaya mezarlarıdır. Tiyatronun üzerindeki kayalıkta ve nehir kenarında yer alan bu mezarlar, Likya mezar mimarisinin en güzel örneklerindendir. Kaya mezarları, genellikle ev veya tapınak şeklindedir ve zengin süslemelerle bezenmiştir. Myra'daki diğer önemli yapı ise Roma dönemine ait büyük tiyatrodur. Tiyatro, hem oyunlar hem de gladyatör dövüşleri için kullanılmıştır.</span></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:1024/768;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1727119774/di/c0/3VCUcB1VPwg0AQK01Br4uSLVqKvc_z4UQza5KWUGym0/editor_images/1/45/66f1c19e12c28.jpg" alt="image" width="1024" height="768"></figure><ul data-sourcepos="15:1-15:149"><li data-sourcepos="15:1-15:149"><strong>Kaya Mezarları:</strong><span> Myra'daki kaya mezarları, Likya mezar mimarisinin en güzel örneklerindendir. Genellikle ev veya tapınak şeklindedir ve zengin süslemelerle bezenmiştir.</span></li></ul><figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1536;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1727119788/di/c0/mIldwb-BX72AHGPx4llufQoim6YQ9nyWoW4OVCbPtHc/editor_images/1/45/66f1c1ab22bcd.jpg" alt="image" width="2048" height="1536"></figure><ul data-sourcepos="15:1-15:149"><li data-sourcepos="16:1-16:107"><strong>Tiyatro:</strong><span> Roma dönemine ait büyük tiyatro, hem oyunlar hem de gladyatör dövüşleri için kullanılmıştır.</span></li></ul><p>&nbsp;</p><ul data-sourcepos="15:1-15:149"><li data-sourcepos="17:1-18:0"><strong>Aziz Nikolaos Kilisesi:</strong><span> Bizans döneminde inşa edilen bu kilise, Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolaos'un yaşamış olduğu yer olarak bilinir.</span></li></ul><h3 class="" data-sourcepos="19:1-19:25">Myra ve Aziz Nikolaos</h3><p data-sourcepos="21:1-21:206"><span>Myra, Aziz Nikolaos'un yaşamış olduğu yer olarak bilinmesi nedeniyle Hristiyanlık dünyası için önemli bir merkez haline gelmiştir. Aziz Nikolaos, denizcilerin ve çocukların koruyucusu olarak kabul edilir ve Noel Baba efsanesinin kökeninde yer alır. Myra'daki Aziz Nikolaos Kilisesi, Hristiyan dünyasının önemli hac merkezlerinden biridir.</span></p><h3 class="" data-sourcepos="23:1-23:31">Myra'nın Günümüzdeki Durumu</h3><p data-sourcepos="25:1-25:298"><span>Myra Antik Kenti, günümüzde önemli bir turizm merkezidir. Kaya mezarları, tiyatro ve Aziz Nikolaos Kilisesi gibi tarihi yapıları görmek için dünyanın her yerinden turistler Myra'yı ziyaret etmektedir. Myra'da yapılan kazı çalışmalarıyla kent hakkında daha fazla bilgi edinilmeye devam edilmektedir.</span></p><h3 class="" data-sourcepos="27:1-27:9">Sonuç</h3><p><span>Myra Antik Kenti, Likya uygarlığının ve Hristiyanlığın önemli bir merkezi olmuştur. Kaya mezarları, tiyatro ve Aziz Nikolaos Kilisesi gibi tarihi yapılarıyla Myra, hem Türkiye hem de dünya için önemli bir kültürel miras niteliğindedir.</span></p><p data-sourcepos="33:1-33:16"><strong>Ek Bilgiler:</strong></p><ul data-sourcepos="35:1-35:109"><li data-sourcepos="35:1-35:109"><span>Myra Antik Kenti'nde yapılan kazılarda birçok önemli eser ortaya çıkarılmıştır. Bu eserler, Antalya Müzesi'nde sergilenmektedir.</span></li><li data-sourcepos="36:1-36:134"><span>Myra, doğal güzellikleriyle de dikkat çekmektedir. Kent çevresindeki ormanlar ve deniz, ziyaretçilere huzurlu bir ortam sunmaktadır.</span></li><li data-sourcepos="37:1-38:0"><span>Myra'yı ziyaret etmek için en uygun zaman, bahar ve sonbahar aylarıdır.</span></li></ul>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/199888/nuhun-gemisi-ve-agri-dagi-savi-mitoloji-ve-gerceklik-uzerine-bir-inceleme</guid>
	<pubDate>Sun, 22 Sep 2024 09:59:44 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/199888/nuhun-gemisi-ve-agri-dagi-savi-mitoloji-ve-gerceklik-uzerine-bir-inceleme</link>
	<title><![CDATA[Nuh&#039;un Gemisi ve Ağrı Dağı Savı: Mitoloji ve Gerçeklik Üzerine Bir İnceleme]]></title>
	<description><![CDATA[<figure class="image image_resized" style="width:906px;"><img style="aspect-ratio:510/330;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1726999125/di/c0/RRNrbcekGAuD2BHCkF0oQASp08nG8aF76N78Pt9KW4U/editor_images/1/45/66efea554af93.jpg" width="510" height="330" alt="image"></figure><h2>Giriş</h2><p>Nuh'un Gemisi, hem dini metinlerde hem de çeşitli kültürel hikayelerde önemli bir yer tutar. Bu efsane, dünya çapında birçok kültürde benzer formlarda ortaya çıkarken, özellikle Anadolu coğrafyası, Nuh'un Gemisi'nin inşa edildiğine inanılan yerlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Ağrı Dağı ise bu mitolojik hikayenin en çok ilişkilendirildiği doğal oluşumdur. Bu makalede, Nuh'un Gemisi'nin anlamı, Ağrı Dağı ile olan bağlantısı ve bu konudaki farklı görüşler ele alınacaktır.</p><h2>Nuh'un Gemisi ve Mitolojik Önemi</h2><p>Nuh'un Gemisi, kutsal kitaplarda, özellikle Tevrat ve Kur'an'da yer alan bir hikayedir. Bu hikaye, Tanrı'nın Nuh'a insanları ve canlıları kurtarması için büyük bir gemi inşa etmesini emrettiği anlatısını içerir. Nuh'un Gemisi, insanlık tarihinin bir dönüm noktasını temsil eder; yok olmanın eşiğinden kurtulmuş bir toplumun simgesidir. Bu nedenle, Nuh'un Gemisi birçok kültürde sembolik bir anlam taşır.</p><h3>Kültürel Bağlam</h3><p>Nuh'un Gemisi hikayesi, birçok kültürde benzer motiflerle yer alır. Mesopotamya mitolojisinde de benzer bir hikaye bulunmakta ve bu durum, tarih boyunca insanlığın büyük felaketlere karşı gösterdiği dayanıklılığı simgeler.</p><h2>Ağrı Dağı'nın Rolü</h2><p>Ağrı Dağı, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alır ve Nuh'un Gemisi'nin karaya oturduğuna inanılan yerdir. Ağrı Dağı'nın bu efsanevi rolü, coğrafi konumundan ve büyüklüğünden kaynaklanmaktadır. Dağın yüksekliği ve görkemi, mitolojik hikayelere ilham vermiştir.</p><h3>Bilimsel Görüşler</h3><p>Bilimsel açıdan bakıldığında, Ağrı Dağı çevresinde yapılan araştırmalar, bu dağın tarihi ve jeolojik açıdan zengin bir alan olduğunu göstermektedir. Ancak, Nuh'un Gemisi'nin izlerine dair somut kanıtlar henüz bulunmamıştır. Bu durum, mitolojik hikayenin tarihsel gerçekliği ile ilgili tartışmaları beraberinde getirmektedir.</p><h2>Nuh'un Gemisi ve Ağrı Dağı Savı Üzerine Görüşler</h2><h3>Teolojik Perspektif</h3><p>Dini bakış açısıyla, Nuh'un Gemisi ve Ağrı Dağı'nın ilişkilendirilmesi, Tanrı'nın gücünü ve insanlığa olan merhametini simgeler. Bu mitolojik hikaye, inanç sistemlerini pekiştirir ve toplumsal değerleri oluşturur.</p><h3>Eleştirel Bakış</h3><p>Bazı bilim insanları ve tarihçiler, Nuh'un Gemisi'nin hikayesini bir efsane olarak değerlendirir. Onlara göre, bu tür hikayeler, insanoğlunun felaketler karşısındaki korkusunu ve bu korkuya karşı geliştirdiği mitolojik anlatıları yansıtır. Ağrı Dağı'nın bu efsaneye dahil edilmesi ise, bölgenin tarihsel ve kültürel kimliğine dair sembolik bir anlam taşır.</p><h2>Sonuç</h2><p>Nuh'un Gemisi ve Ağrı Dağı, hem mitolojik hem de kültürel bir öneme sahiptir. Bu hikaye, insanlığın büyük felaketlere karşı gösterdiği dayanıklılığı simgelerken, Ağrı Dağı da bu anlatının coğrafi bir temsilcisi olmuştur. Mitoloji ve gerçeklik arasındaki bu bağlantılar, insanın anlam arayışını ve kültürel mirasını şekillendiren önemli unsurlar olarak karşımıza çıkar. Nuh'un Gemisi'nin ve Ağrı Dağı'nın hikayesi, hem dini hem de toplumsal bağlamda derin bir etkiye sahip olmaya devam etmektedir.</p><h3>Kaynakça</h3><ol><li>Çelik, A. "Nuh'un Gemisi ve Mitolojik Anlamı." <i>Kültürel Araştırmalar Dergisi</i>, 2022.</li><li>Yıldız, M. "Ağrı Dağı ve Efsaneleri." <i>Tarih ve Mitoloji</i>, 2021.</li><li>Demirtaş, H. "Anadolu Mitolojisi ve Dini İnançlar." <i>Etnik Çalışmalar Dergisi</i>, 2023.</li></ol>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/199773/deylemlilerin-turkiye-cografyasina-gelisleri-ve-gunumuzdeki-durumu</guid>
	<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 20:21:07 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/199773/deylemlilerin-turkiye-cografyasina-gelisleri-ve-gunumuzdeki-durumu</link>
	<title><![CDATA[Deylemlilerin Türkiye Coğrafyasına Gelişleri ve Günümüzdeki Durumu]]></title>
	<description><![CDATA[<h2>Giriş</h2><p>Deylemiler, Orta Doğu’nun zengin kültürel miraslarından birini temsil eden önemli bir etnik grup olarak bilinir. Türkiye’ye göç eden Deylemiler, tarih boyunca farklı dönemlerde bu coğrafyaya yerleşmişlerdir. Bu makalede, Deylemlilerin Türkiye coğrafyasına gelişleri, yerleşim süreçleri ve günümüzdeki durumları incelenecektir.</p><h2>Deylemlilerin Tarihsel Göçleri</h2><p>Deylemilerin Türkiye’ye gelişleri, 11. yüzyılda Selçuklu Devleti’nin kuruluşuyla başlamıştır. Selçuklular, Deylem halkını askeri ve tarımsal ihtiyaçlar için Anadolu’ya davet etmişlerdir. Bu dönemde, Deylemiler, Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yerleşmiş ve tarımsal üretimde önemli bir rol oynamışlardır. Ayrıca, Deylemiler, özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğun olarak bulunmuşlardır.</p><h3>Osmanlı Dönemi</h3><p>Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Deylemiler Anadolu’da göçebe hayatı sürdürmeye devam etmiş ve yerleşik hayata geçiş yapmışlardır. Bu süreçte, Deylem kültürü ve gelenekleri, Anadolu’nun diğer etnik gruplarıyla kaynaşarak zengin bir kültürel mozaik oluşturmuştur.</p><h2>Günümüzde Deylemlilerin Durumu</h2><h3>Kültürel Kimlik</h3><p>Günümüzde Deylemiler, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan bir topluluk olarak varlıklarını sürdürmektedir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşan Deylemiler, kendi kültürel kimliklerini korumaya çalışmaktadır. Deylemiçe dili, geleneksel müzik ve folklor, bu kimliğin önemli parçalarıdır.</p><h3>Sosyal ve Ekonomik Durum</h3><p>Deylemilerin sosyal yapısı, genellikle geniş aile yapısı ve akrabalık ilişkileri üzerine kuruludur. Günümüzde, Deylemiler tarım, hayvancılık ve ticaret gibi alanlarda faaliyet göstermektedir. Ancak, modernleşme ve ekonomik zorluklar, Deylemilerin geleneksel yaşam biçimlerini tehdit eden faktörler arasında yer almaktadır.</p><h3>Eğitim ve Genç Nesil</h3><p>Eğitim, Deylemiler arasında önemli bir yere sahiptir. Genç nesil, eğitim imkanlarından faydalanarak farklı meslek gruplarına yönelmekte ve toplumsal hayatta daha etkin roller üstlenmektedir. Ancak, köklü gelenekler ve modern yaşam arasındaki çatışma, bazen kültürel kimliğin kaybına yol açabilmektedir.</p><h2>Sonuç</h2><p>Deylemilerin Türkiye coğrafyasına gelişleri, tarihsel bir süreç içinde şekillenmiştir. Günümüzde Deylemiler, zengin kültürel miraslarını korumaya çalışırken, modern yaşamın getirdiği zorluklarla da başa çıkmaya çalışmaktadır. Deylemilerin kültürel kimliğinin korunması ve sosyal entegrasyonları, Türkiye’nin çok kültürlü yapısına katkı sağlamaktadır.</p><h3>Kaynakça</h3><ol><li>Yıldız, M. "Deylemilerin Türkiye'ye Göçü ve Kültürel Etkileri." <i>Kültürel Çalışmalar</i>, 2022.</li><li>Demirtaş, H. "Osmanlı Döneminde Deylemiler ve Anadolu." <i>Tarih Araştırmaları</i>, 2021.</li><li>Çetin, A. "Deylem Kültürü ve Günümüzdeki Yeri." <i>Etnik Çalışmalar Dergisi</i>, 2023.</li></ol><h3>SEO Anahtar Kelimeleri</h3><p>Deylemiler, Türkiye coğrafyası, Deylem tarihi, Deylem kültürü, Osmanlı dönemi, göçebe hayat, sosyal yapı, eğitim, kültürel kimlik, çok kültürlü toplum.</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/199771/deylemiler-tarih-kultur-ve-miras</guid>
	<pubDate>Sat, 21 Sep 2024 20:15:14 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/199771/deylemiler-tarih-kultur-ve-miras</link>
	<title><![CDATA[Deylemiler: Tarih, Kültür ve Miras]]></title>
	<description><![CDATA[<figure class="image image_resized" style="width:906px;"><img style="aspect-ratio:577/536;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1726949667/di/c0/BG1rbxk58kCfkTkSuX3ZbY-vYodvCNaajICQ6VwZn2s/editor_images/1/45/66ef29236e735.jpg" width="577" height="536" alt="image"><figcaption><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(248, 249, 250);color:rgb(32, 33, 34);display:inline !important;float:none;font-family:sans-serif;font-size:14.144px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:start;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">İranlı bir ders kitabından Deylemli bir süvarinin tasviri.</span></figcaption></figure><h2>Giriş</h2><p>Deylemiler, tarih boyunca Orta Doğu'da önemli bir etnik grup olarak öne çıkmıştır. İran'ın kuzeybatısında, özellikle Deylem bölgesinde yaşayan bu halk, tarihsel olarak çeşitli devletlerin ve kültürel akımların etkisi altında kalmıştır. Deylemilerin kökenleri, dil yapıları, sosyal yapıları ve tarihsel gelişimleri, onların zengin kültürel mirasını oluşturur.</p><h2>Tarihsel Arka Plan</h2><p>Deylemiler, eski Pers topraklarında köklü bir geçmişe sahiptir. M.Ö. 6. yüzyılda Deylem bölgesi, Medler tarafından kontrol altına alınmıştı. Zamanla, Deylem halkı, Arap fetihleri sırasında önemli bir rol oynamış ve özellikle Selçuklu Devleti'nin kuruluşunda etkili olmuştur. Deylemilerin, 11. yüzyılda İran'da egemenlik kuran ve Selçuklu İmparatorluğu’nun temellerini atan Türk-Müslüman gruplarla etkileşimleri olmuştur.</p><h2>Dil ve Kültür</h2><p>Deylemiler, Farsça ve kendi dillerinde (Deylemiçe) konuşurlar. Deylemiçe, İran’ın kuzeybatısındaki birçok dil ve lehçenin bir bileşimi olarak kabul edilir. Bu diller, tarihsel olarak zengin bir sözlü gelenek ve folklor barındırmaktadır. Deylem kültürü, geleneksel müzik, dans ve el sanatlarıyla zenginleşmiştir.</p><h3>Geleneksel Sanatlar</h3><p>Deylemilerin el sanatları, dokuma, halı yapımı ve ahşap oymacılığı gibi çeşitli alanlarda kendini gösterir. Deylem halıları, renkleri ve desenleriyle ünlüdür. Bu sanatlar, yerel topluluklar arasında önemli bir sosyal ve ekonomik işlev görmektedir.</p><h2>Deylemilerin Sosyal Yapısı</h2><p>Deylemiler, geleneksel olarak aşiret ve kabile yapısına sahip bir topluluktur. Aile bağları ve akrabalık ilişkileri, toplumsal yaşamın merkezinde yer alır. Deylemiler arasında geleneksel değerler ve normlar, toplumsal birlikteliği güçlendirir. Aile yapıları genellikle geniştir ve toplumsal dayanışma ön plandadır.</p><h2>Deylemilerin Dinî İnançları</h2><p>Deylemiler, çoğunlukla Şii Müslümandır. Din, Deylem toplumu için önemli bir rol oynamakta ve geleneksel kutlamalar, dini bayramlar ve diğer sosyal etkinliklerde belirgin bir şekilde kendini göstermektedir. Ayrıca, Deylemilerin dini liderleri, toplumsal ve kültürel yaşamda önemli bir yer tutar.</p><h2>Modern Dönemde Deylemiler</h2><p>Günümüzde Deylemiler, İran'ın kuzeybatısındaki Deylem bölgesinde yaşayan bir topluluk olarak varlıklarını sürdürmektedir. Ancak, modernleşme ve küreselleşme süreci, onların kültürel kimliklerini etkilemektedir. Deylemiler, geçmişten gelen geleneklerini korumaya çalışırken, aynı zamanda günümüz dünyasında yerlerini bulmaya çalışmaktadır.</p><h2>Sonuç</h2><p>Deylemiler, tarih boyunca çeşitli medeniyetlerin ve kültürel akımların etkisi altında kalmış, zengin bir kültürel miras ortaya koymuş bir etnik grup olarak öne çıkmaktadır. Deylemilerin dil, sanat, sosyal yapı ve dinî inançları, onların kimliğini oluşturan temel unsurlardır. Bu kültürün korunması ve geleceğe taşınması, hem Deylemiler hem de dünya kültürü açısından büyük önem taşımaktadır.</p><h3>Kaynakça</h3><ol><li>Yıldız, M. "Deylemiler: Tarih ve Kültürel Miras." <i>Kültürel Araştırmalar Dergisi</i>, 2021.</li><li>Demirtaş, H. "Orta Doğu Halkları ve Deylemiler." <i>Tarihsel Araştırmalar</i>, 2020.</li><li>Çetin, A. "Deylem Dili ve Edebiyatı." <i>Dil ve Edebiyat Çalışmaları</i>, 2019.</li></ol>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/18673/istar</guid>
	<pubDate>Thu, 11 Jan 2024 09:45:38 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/18673/istar</link>
	<title><![CDATA[İŞTAR]]></title>
	<description><![CDATA[<p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1704966329/di/c0/mR1K5Xc470QJUJZxh-Zugeu9_E_YMibsoDnHgPhq4vE/ckeditor_upload/1/1/45/FB_IMG_1704966181544.jpg"></p><p>İştar, Akad mitolojisindeki bir tanrı&ccedil;a. S&uuml;mer mitolojisindeki İnanna&#39;dan t&uuml;remiştir; İştar&#39;a İnanna&#39;nın Akad mitolojisindeki hali denilebilir. K&ouml;keni kuzeybatı Semitik tanrı&ccedil;a Astarte&#39;ye dayanır. İştar&#39;ın Astarte, Anunit ve Atarsamain olarak da anıldığı olmuştur.<br />
İnanna Utu/Shamash&#39;ın ikiz kız kardeşi, Nanna/Sin&#39;in kızıdır. Enlil&#39;in d&uuml;nyasında ilk doğan odur. Verilen ilk isimler S&uuml;merce iken ikinciler Akadlar tarafından bu tanrılara verilen isimlerdir.<br />
Tanrı&ccedil;a İştar Ven&uuml;s gezegenini temsil eder. Bereket, aşk, savaş ve seks tanrı&ccedil;asıdır.<br />
İştar&#39;ın batı dillerindeki kullanılan karşılığı, &#39;yıldız&#39; anlamında &#39;star&#39; (İngilizce), &#39;Stern&#39; (Almanca)&#39;dır. Eski d&ouml;nemlerde batıda, haftanın her bir g&uuml;n&uuml;, birine ayrılarak G&uuml;neş, Ay ve beş yıldıza (bazıları aslında gezegen) tapınılıyordu. &#39;Saturday&#39; olarak kullanımdaki İngilizce s&ouml;zc&uuml;k, Sat&uuml;rn gezegenine adanmıştı.<br />
İştar&#39;ın simgesi bug&uuml;n &ccedil;ok yaygın olarak kullanılan beş k&ouml;şeli yıldızdır. Dikili tahta kazık, Meşe ağacı (bol yapraklı ağa&ccedil;lar) ve Kırmızı g&uuml;l İştar&#39;ın diğer simgeleridir. İştar yıldızı ayrıca, g&uuml;neş &ccedil;emberinin i&ccedil;inde ters &ccedil;evrilmiş şekliyle pentagram, (satanizm) simgesidir. İştar&#39;ın başkaca adları arasında Astarte, Aştoret, Artemis, İsis, Ven&uuml;s, Kibele gibi &ccedil;eşitli adlar bulunur. İlk başta Baal&#39;in annesi olan İştar, daha sonra &ouml;len Baal&#39;in reenkarnasyon ile yeniden d&uuml;nyaya gelmesiyle bu kez Baal&#39;ın eşi olur. Kırmızı g&uuml;l İştarı simgelerken, lale Baal ile ilgili bir simgeyi oluşturur. Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi edebiyatta yeralan bazı efsanevi aşk konuları, batıda da başka adlar alarak, ger&ccedil;ekte Baal ve İştar&#39;ın aşkını simgelerler. Kırmızı G&uuml;l&#39;&uuml;n kırmızı ile bir savaş tanrı&ccedil;ası olan İştar&#39;ın kan d&ouml;k&uuml;lmesini sağlaması, insanları &ccedil;atışmalarda kurban etmesi simgelenir.<br />
İştar kuzey Zazaca&#39;da Astare, g&uuml;ney Zazaca&#39;da ise İştar olarak adlandırılır.</p><p>Baal-Astarti (İştar) tapınması:&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1704966534/di/c0/FPT9RTvp_H014_Kp3t4uQ_3lFN4b1oGagaCwCP_aNDw/:Y2tlZGl0b3JfdXBsb2FkLzEvMS80NS80NDBweC1NYXJkdWtfYW5kX3BldC5qcGc"></p><p>Baal Babil&#39;in baş tanrısı haline gelen Marduk&#39;un bir diğer adıdır. Baal s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml; efendi, sahip, koca anlamlarını taşır. Baal i&ccedil;in aynı zamanda Tammuz&#39;da denir. Fırtına tanrısı olan Baal bitkilere yaşam veren yağmuru yağdırdığı i&ccedil;in aynı zamanda bir bereket tanrısıdır. Baal aynı zamanda Tammuz adıyla g&uuml;neş tanrısıdır. Baal, Tammuz ve Astarti bir &uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml; oluşturarak, &uuml;&ccedil;&uuml; birden Marduk farklı g&ouml;r&uuml;n&uuml;mlerini oluştururlar. Bol yapraklı bir ağa&ccedil;la ve odun bir kazıkla (Kutsal odun: Holy wood -&gt; Hollywood) simgelenen İştar ise, bitkileri simgeler. Yaz geldiğinde ortadoğu b&ouml;lgesinde yağmurlar kesildiğinden Baal&#39;in &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; (&ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;) kabul edilirdi. Ancak putperest inan&ccedil;larda ger&ccedil;ek bir &ouml;l&uuml;m olmadığından, Baal&#39;in bu d&ouml;nemde bir yeraltı d&uuml;nyasına gittiği inancı vardı. Tarımla ge&ccedil;inen insanlar i&ccedil;in tarlalarından &uuml;r&uuml;n almak, Baal&#39;in İştar&#39;la &ccedil;iftleşmesine bağlıydı. Bu inanca g&ouml;re ilkbaharda yeraltı d&uuml;nyasından yeniden doğan Baal, İştar&#39;la cinsel ilişkiye girerdi. Bunun tapıcıları i&ccedil;in anlamı Baal&#39;ın yağmur yağdırarak İştar&#39;ı (bitkileri) sulaması ve bitkilerin b&ouml;ylece &uuml;r&uuml;n vermesini sağlamasıydı. Bu olay her yıl gece ve g&uuml;nd&uuml;z&uuml;n eşitlendiği Mart ayında kutlanırdı. Bu kutlamalarda yemek yenip, şarap i&ccedil;ilir ve daha sonra Baal ve İştar tapınaklarında kadın ve erkek fahişelerle seks yapılırdı. Bundan ama&ccedil; Baal ve İştar&#39;ı cinsel birleşmeye teşvik etmekti. Baal ve İştar tapınmasının bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; bunlara kurban sunulmasıyla ilgiliydi. Bu tapınmanın uygulayıcıları Baal i&ccedil;in kurbanlar sunmak adına kendi k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklarını Baal putuna ateşte yakıyorlardı. Baal&#39;in rahiplerine &quot;Cahna&quot; (Cahna -&gt; Kahna -&gt; Kahin) denirdi. Bu rahipler dinsel t&ouml;renlerde kurban olarak sunulan insanların etlerini yerlerdi. Aslı &quot;Cahna Baal&quot; (Baal Kahini) olan &quot;Cannibal&quot; (Kanibal-yamyam) adı buradan doğmuştur. Bu nedenle İştar&#39;ın bir simgesi olan kırmızı g&uuml;l, Baal ve İştar tapınmasının kan d&ouml;k&uuml;c&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vurgulamak i&ccedil;in kırmızıdır. Baal ve İştar&#39;ın aşkıyla ilgili başka simgeler arasında sarı, yeşil ve kırmızı renkleri de vardır. Sarı renk g&uuml;neşi (Tammuz), yeşil renk ağacı, bitkileri (İştar) ve kırmızı renk ise, Baal ve İştar adına d&ouml;k&uuml;len insan kanlarını simgelemektedir.<br />
G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Baal ve İştar&#39;la ilgili tapınmalar Paskalya (Ostern), Nevruz adlarıyla kutlanmaya devam etmektedir. Bu bayramlarda kutlama amacıyla yeralan paskalya &ccedil;&ouml;reği, yumurta ve tavşan İştar&#39;la ilgilidirler ve İştar&#39;ın doğurganlığını (bitkilerin &uuml;r&uuml;n vermesini) simgelerler. Boğa Baal&#39;i simgelerken, inek (kutsal inek) ise İştar&#39;ı simgeleyerek tapınmalarda yeralmıştır. G&uuml;l-Ha&ccedil;, G&uuml;l&uuml;n Adı (film) s&ouml;zc&uuml;kleri de Baal ve İştar&#39;la bağlantılıdır ve G&uuml;l İştar&#39;ı kastederken, Ha&ccedil; ise Baal&#39;in bir diğer adı olan Tammuz&#39;un &quot;T&quot;&#39;sinden gelen &quot;ha&ccedil;&quot; işareti olmaktadır. Pentagram (Beş k&ouml;şeli yıldız) ise, g&uuml;neş &ccedil;emberinin (Tammuz) i&ccedil;inde İştar yıldızı olarak yer alır. İştar yıldızı Baal ile birlikte de kullanılır ve bu durumda beş k&ouml;şeli İştar yıldızı, Baal&#39;ın simgesi olan hilalin hemen yanında yer alır.<br />
Baal ve İştar&#39;la ilgili simgeler yaygın olarak siyasal, askeri, ticari, dinsel alanlarda ve cinselliğin s&ouml;zkonusu olduğu alanlarda sıklıkla kullanılan sembollerdir. Bu konudaki &ouml;rneklerden biri, bir cadde &uuml;zerinde Holywood yıldızlarının adlarının i&ccedil;ine yazıldığı beş k&ouml;şeli yıldız simgeleridirler. Bazen beş k&ouml;şeli yıldız başaşağı ters &ccedil;evrilerek resmedilir. Bu şeklin adı Bafomet&#39;tir. Beş k&ouml;şeli yıldız sembol&uuml;n&uuml;n ters &ccedil;evrilerek Bafomet olarak kullanılmasıyla, normal şekilde pentagram olarak kullanılması arasında en &ouml;nemli fark, pentagramda anlamların a&ccedil;ık, diğerinde ise saklı olmasıdır. Bafomet&#39;te savaş ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;k s&ouml;zc&uuml;kleri aynı şekilde a&ccedil;ık&ccedil;a savaş ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;k anlamlarını taşırken, d&uuml;z sembol pentagramda bunun tersi olan s&ouml;zc&uuml;kler aynı anlama gelir. Buna g&ouml;re, g&uuml;neş &ccedil;emberinin i&ccedil;inde &uuml;stte bulunan tek k&ouml;şesiyle duran İştar yıldızı (pentagram) s&ouml;zkonusu olduğunda, barış ve iyilik s&ouml;zc&uuml;kleri saklı anlamlarıyla tam tersi savaş ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;k anlamlarını taşırlar. Bu şekilde İştar yıldızının d&uuml;z ya da ters duran şekilleri bir fark olmaksızın aynı anlama gelerek, b&uuml;t&uuml;n anlamlar (a&ccedil;ık ya da gizli olsun) acıya, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe ve kan d&ouml;kmeye y&ouml;nelik amacı simgelerler.</p><p>Kalp sembol&uuml; ve İştar :</p><p>Kırmızı G&uuml;l&#39;&uuml;n dışında, aşkın sembol&uuml; olarak kullanılan bir simge kalp sembol&uuml;d&uuml;r. Kalp sembol&uuml; aslında bir aşk ve seks tanrı&ccedil;ası olan İştar&#39;ın kal&ccedil;alarını simgeler. Kalp sembol&uuml; İştar&#39;ın beş k&ouml;şeli yıldız sembol&uuml;n&uuml; i&ccedil;ine alacak bir şekli i&ccedil;erir. Bunu g&ouml;rmek i&ccedil;in İştar yıldızının &uuml;stte bulunan tek k&ouml;şesi pentagramda olduğu gibi ters &ccedil;evrilerek kalp sembol&uuml;n&uuml;n i&ccedil;ine yerleştirilir. Ya da bunun tersi olarak kalp sembol&uuml; ters &ccedil;evrilerek, kalp sembol&uuml;n&uuml;n incelen ucundan itibaren i&ccedil;ine İştar&#39;ın beş k&ouml;şeli yıldızı &uuml;stte tek k&ouml;şesi gelecek şekilde yerleştirilir.</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/8662/fabrika-kizi</guid>
	<pubDate>Tue, 28 Nov 2023 19:14:53 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/8662/fabrika-kizi</link>
	<title><![CDATA[Fabrika Kızı]]></title>
	<description><![CDATA[<p>Cibali 1969...</p><p>S&ouml;z yazarı, besteci, ses sanat&ccedil;ısı Bora Ayanoğlu Aksaraydaki evine gidip gelirken Cibali T&uuml;t&uuml;n Fabrikasında &ccedil;alışan gen&ccedil; kızları g&ouml;rmektedir. Onların dertleşmelerine, kurdukları hayallere, ilerisi i&ccedil;in d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;klerine, hemen her g&uuml;n kulak misafiri olmaktadır... Gen&ccedil; kızların saf, kanaatkar, acıklı hikayeleri, ona ilham kaynağı olacak &nbsp;ve bir şarkı s&ouml;z&uuml; yazdıracaktır...</p><p><span id="cke_bm_4375S">&nbsp;</span><img alt="Bora Ayanoğlu" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247949/di/c0/bHjKAouWid-RRGsMT5Jzl0UlDDwmOCgvWd4Aa8CDSPQ/ckeditor_upload/1/1/45/boraayanoglu.webp" width="600"></p><p>Bora Ayanoğlu</p><p>Ve bir şarkıcı, bu şarkıyı m&uuml;kemmel yorumlayarak, T&uuml;rk halkının hemen hemen her yağmur yağdığında &ouml;ncelikle hatırladığı bir k&uuml;lt eser olmasını sağlayacaktır..</p><p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247652/di/c0/rumLAWThRk_UUg8WEORtPsFrw9oz1N3T_r9B2arAxLM/:Y2tlZGl0b3JfdXBsb2FkLzEvMS80NS9hbHBheS0wMDEuanBn" width="600"><br />
Bu şarkıya can katan Alpay, tam adıyla&nbsp;<b>Ahmet Alpay Nazikioğlu.</b></p><p><br />
G&uuml;n doğarken her sabah<br />
Bir kız ge&ccedil;er kapımdan<br />
K&ouml;şeyi d&ouml;n&uuml;p kaybolur<br />
Başı &ouml;nde yorgunca</p><p><br />
Fabrikada t&uuml;t&uuml;n sarar<br />
Sanki kendi i&ccedil;er gibi<br />
Sararkende hayal kurar<br />
B&uuml;t&uuml;n insanlar gibi</p><p><br />
Bir evi olsun ister<br />
Birde i&ccedil;meyen kocası<br />
Tanrı ne verirse ge&ccedil;inir gider<br />
Yeterki mutlu olsun yuvası</p><p><br />
Dışarda bir yağmur başlar<br />
Y&uuml;reğinde derin sızı<br />
G&ouml;zlerinden yaşlar akar<br />
Ağlar fabrika kızı</p><p><br />
Oysa yatağında bile<br />
Birg&uuml;n uyku g&ouml;remez<br />
İhtiyar anası gibi<br />
Kadınlığını bilemez</p><p><br />
Makineler diken gibi<br />
Batar herg&uuml;n kalbine<br />
Y&uuml;n &ouml;recek elleri<br />
Herg&uuml;n ekmek derdinde</p><p><br />
G&uuml;n batarken her akşam<br />
Bir kız ge&ccedil;er kapımdan<br />
K&ouml;şeyi d&ouml;n&uuml;p kaybolur<br />
Başı &ouml;nde yorgunca</p><p><br />
Fabrikada t&uuml;t&uuml;n sarar<br />
Sanki kendi i&ccedil;er gibi<br />
Sararkende hayal kurar<br />
B&uuml;t&uuml;n insanlar gibi</p><p><br />
Bora Ayanoğlu<br />
Not:<br />
Fabrika, 1997&#39;de Maliye Bakanlığı tarafından Kadir Has Vakfı&#39;na satıldı.</p><p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247835/di/c0/UdHm4CUwMWsadkg82tqWI-Q-_f4Lq6xuqNVkKbeS1sg/ckeditor_upload/1/1/45/KadirHasUniversitesi.jpg" width="600"><br />
1999-2000 yılları arasında Kadir Has Vakfı tarafından restorasyonu tamamlanan bina, Kadir Has &Uuml;niversitesi olarak hizmet vermeye başladı.<br /><img alt="" height="399" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247341/di/c0/2WZAE0i2M635dl4LflgqrWUJffw5Z1HtUzNJZBiwpEM/:Y2tlZGl0b3JfdXBsb2FkLzEvMS80NS9DaWJhbGkgVMO8dMO8biBGYWJyaWthc8SxLmpwZw" width="600"><br />
1884 &#39;de &nbsp;FATİH&#39;de kurulan fabrika</p><p><span id="cke_bm_506S">&nbsp;</span><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1701247550/di/c0/xK0Esz-ZNZxx_JZflbSjTHq7mWQOy4fc7bjTQTtiNn8/ckeditor_upload/1/1/45/cibalitobaccoworkers.jpeg" width="600"></p><p>CİBALİ T&Uuml;T&Uuml;N FABRİKASI&#39;nda &ccedil;alışan kadın iş&ccedil;iler hatıra fotoğrafı 1950&#39;ler.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/8130/adramytteion-antik-kenti</guid>
	<pubDate>Mon, 27 Nov 2023 14:54:21 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/8130/adramytteion-antik-kenti</link>
	<title><![CDATA[Adramytteion Antik Kenti]]></title>
	<description><![CDATA[<figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1536;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1728328895/di/c0/ftdq27f8NnYvWBHai72qdNit-9i_wr2TDDF5CZIVSR4/editor_images/1/45/670434bd4c225.jpg" alt="image" width="2048" height="1536"><figcaption>Adramytteion Antik kentinde ortaya çıkarılan zeytinyağı ithalinde kullanıldığı düşünülen, çömlekten yapılmış zeytin yağı siloları - Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p><strong>Tarihçe, Konumu ve Önemi</strong></p><p>Antik dönemde önemli bir yerleşim yeri olan Adramytteion, M.Ö. 5. yüzyılda kurulan ve M.Ö. 3. yüzyılda zirveye ulaşan bir antik kenttir. Bu makalede, Adramytteion'un konumu, tarihçesi ve dönemindeki önemi incelenecektir.</p><p><strong>Konumu:</strong></p><p>Adramytteion antik kenti, bugünkü Türkiye'nin kuzeybatısında, Balıkesir iline bağlı Edremit ilçesinin kuzeydoğusunda yer almaktadır. Ege Denizi'nin kıyısında ve Kaz Dağları'nın eteklerinde konumlanmıştır. Stratejik bir konuma sahip olan kent, deniz ticareti ve kara yollarının kesişim noktasında bulunmasıyla önem kazanmıştır.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1536;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1728328925/di/c0/2EOkv7v0LS1Gb8etD_FuwMOay61Im8Xnar736CAmEvw/editor_images/1/45/670434dc5f2bf.jpg" alt="image" width="2048" height="1536"><figcaption>Adramytteion Antik kentinde ortaya çıkarılan zeytinyağı ithalinde kullanıldığı düşünülen, çömlekten yapılmış zeytin yağı siloları - Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p><strong>Tarihçe:</strong></p><p>Adramytteion, M.Ö. 5. yüzyılın ortalarında Pers İmparatorluğu'nun hakimiyeti altında kurulmuştur. Kentin adı, o dönemde Pers İmparatorluğu'na bağlı olan Adramyttium bölgesinden gelmektedir. M.Ö. 334'te Büyük İskender'in bölgeyi ele geçirmesiyle Helenistik döneme geçen kent, bu dönemde kültürel ve ekonomik açıdan gelişmiştir.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1152;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1741944044/di/c0/xw9x5kX2T4CUfFR9JeVaqpToNqd_GqT7WfLhH2LfAh8/editor_images/1/45/67d3f4ea87a64.jpg" alt="image" width="2048" height="1152"><figcaption>Adramytteion Antik kentinde ortaya çıkarılan sütun parçaları &nbsp;- Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p>Roma İmparatorluğu'nun egemenliği sırasında da Adramytteion, önemli bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür. Roma İmparatorluğu'nun çeşitli imparatorları tarafından desteklenen altyapı projeleri, kentin refahını artırmış ve onu bölgenin önemli ticaret merkezlerinden biri haline getirmiştir.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:1152/2048;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1741944122/di/c0/RSNjaXVF7ZV2q1GEY3LwMbwrxQ1UmFa2ANrQKReGMws/editor_images/1/45/67d3f5386f2ec.jpg" alt="image" width="1152" height="2048"><figcaption>Adramytteion Antik kentinde toprağın altında, henüz çıkrarılmamış sütun parçaları &nbsp;- Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p>Ancak, zamanla Adramytteion'un ekonomik ve stratejik önemi azalmıştır. Bu düşüş, kentteki depremler, istilalar ve diğer doğal felaketlerle birleşince, Adramytteion'un önemi giderek azalmıştır.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:1536/2048;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1728328962/di/c0/7sl3QCIzALIewcfk7rn9KnEJiyXPezfYPJdPgZVRmok/editor_images/1/45/670434ffba469.jpg" alt="image" width="1536" height="2048"><figcaption>Adramytteion Antik kenti sikkelerinde sıkça rastlanan Pegasus, günümüzde bir heykel olarak antik kentin üstünde yerini almış &nbsp;- Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p><strong>Dönemindeki Önemi:</strong></p><p>Adramytteion, antik dönemde önemli bir deniz ticaret merkezi olarak öne çıkmıştır. Limanı sayesinde, Ege Denizi'nden gelen gemiler burada demirleyerek iç kara yollarına bağlanmış ve iç kısımlara ticaretin daha kolay yapılmasını sağlamıştır.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:2048/1152;" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1741944166/di/c0/gJrrtCVinV_CUwwGu0dMkaZgsghvooS_oiAv3JaENo0/editor_images/1/45/67d3f56573d60.jpg" alt="image" width="2048" height="1152"><figcaption>Adramytteion Antik kentinin denizin içinde kalmış antik limanından artakalanlar. Suların çekildiği anlarda daha belirgin bir şekilde gözlemlenmektedir. - Fotoğraf: Fazlı Yurtsever</figcaption></figure><p>Kent, aynı zamanda kültürel açıdan da zengindi. Helenistik ve Roma dönemlerinde inşa edilen tapınaklar, tiyatrolar ve diğer yapılar, Adramytteion'un kültürel zenginliğini yansıtmaktadır.</p><p>Ancak zamanla, değişen politik ve ekonomik koşullar, kentin önemini azaltmış ve nihayetinde terkedilmesine neden olmuştur.</p><p><strong>Sonuç:</strong></p><p>Adramytteion antik kenti, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve stratejik konumu sayesinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Ancak, çeşitli sebeplerle zaman içinde gerilemiş ve unutulmuştur. Bugün, arkeologlar ve tarihçiler, Adramytteion'un kalıntıları üzerinde çalışarak antik döneme ait daha fazla bilgi edinmeye çalışmaktadır.</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/4361/belek-gazi</guid>
	<pubDate>Tue, 07 Nov 2023 15:20:49 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/4361/belek-gazi</link>
	<title><![CDATA[Belek Gazi]]></title>
	<description><![CDATA[<p><img alt="Belek Gazi Heykeli" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1699553434/di/c0/hR_NpoEQAKuzg0eoQZ0mKzWQD5aiOml-oXq9hQbOi5M/ckeditor_upload/1/1/45/DSCI0085.JPG"></p><p>Fotoğraf: Fazlı YURTSEVER</p><p>Belek Gazi, (Balak ya da Balağ olarak da bilinir, tam adı N&uuml;r&uuml;&#39;d-Devle Belek bin Behram bin Artuk, &ouml;. 5 Mayıs 1124, M&uuml;nbi&ccedil;), Sel&ccedil;ukluların Harput, Dersim, Halep ve Gen&ccedil; emiri olan T&uuml;rkmen komutan. Bug&uuml;n dahi adı h&acirc;la Elazığ&#39;da sık sık anılarak yad edilen, d&ouml;nemin Harput Emir&#39;i ve T&uuml;rk Orduları Başkumandanı&#39;dır. Harput T&uuml;rkmenlerinin, Gakgoşların atasıdır. Belek Gazi, Ha&ccedil;lılara karşı imha edici muharebelerle b&uuml;y&uuml;k zaferler kazanan, Anadolu&#39;nun T&uuml;rkleşmesinde b&uuml;y&uuml;k rol oynayan, kahramanlığı ile nam salmış, adil ve şefkatli bir T&uuml;rk fatihiydi. Belek Gazi kendi d&ouml;neminde gelişen Ha&ccedil;lı Seferlerine karşı b&uuml;y&uuml;k başarılar g&ouml;stermiş, 1122 yılında Urfa kontu I. Joselin&#39;i, 1123&#39;te ise onu kurtarmaya gelen Kud&uuml;s Kralı II. Baudouin&#39;i esir ederek zincire vurmuş ve ikisini de Harput kalesinde hapsetmiştir. Bu &uuml;st&uuml;n başarıları &uuml;zerine B&uuml;y&uuml;k Sel&ccedil;uklu Sultanı tarafından &quot;T&uuml;rk Orduları Başkumandanı&quot; tayin edilmiştir. Kendisine &quot;Gazi&quot; unvanı verilmiştir. Belek Gazi 1124 yılında ise Menbi&ccedil; kalesini kuşatırken g&ouml;ğs&uuml;ne isabet eden bir okla şehit d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r. Onun vefatı M&uuml;sl&uuml;manların duraklamasına ve Ha&ccedil;lıların ise bir s&uuml;re y&uuml;kselişine sebep olsa da Belek Gazi&#39;nin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden 14 yıl sonra doğan, Eyyubi Sultanı olan ve Ha&ccedil;lılara karşı b&uuml;y&uuml;k başarıları devam ettiren Selahattin Eyyubi &ccedil;ıkıvermiştir.</p><p>Belek Gazi&rsquo;den sonra 1185 yılına kadar Harput&rsquo;ta yine Artukoğulları&#39;ndan gelen Prensler, h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rm&uuml;şlerdir. Bunlardan Fahrettin Karaaslan&rsquo;ında Harput tarihinde unutulmaz yeri ve eserleri vardır. 1148-1174 yılları arasında Harput&rsquo;ta h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rm&uuml;ş ve burada bulunan Ulu Camii&#39;yi yaptırmıştır. Tarih&ccedil;i Profes&ouml;r Halil Yinan&ccedil;, Belek Gazi&#39;den &ouml;vg&uuml;yle bahsetmekte ve onun hakkında şunları demektedir: &quot;Belek Gazi b&uuml;t&uuml;n &ouml;mr&uuml;n&uuml; gaza ve cihad i&ccedil;inde ge&ccedil;irmiş, &uuml;lkesinde emsalsiz bir s&uuml;kun ve asayiş temin etmiş, adalet ve kanunu hakim kılmış, dindar ve m&uuml;tevazı bir emir idi. &Ouml;l&uuml;m&uuml;, M&uuml;sl&uuml;manlık ve T&uuml;rkl&uuml;k i&ccedil;in hakiki bir ziya ve musibet olmuş ve mağlup olmaya başlayan Ha&ccedil;lıların yeniden kalkınmalarına sebebiyet vermiştir. Ha&ccedil;lılar b&ouml;yle korkun&ccedil; ve galip bir d&uuml;şmandan kurtuldukları i&ccedil;in &ccedil;ok sevinmişlerdi.</p><p>Ha&ccedil;lılara Karşı Giriştiği Savaşlar<br />
1122 yılında amcası İlgazi Bey&#39;in ikaz ve davetine icabet edip, Halep Kuşatması i&ccedil;in ordusuyla birlikte amcasına iştirak etti. Yolda amcası İlgazi Bey&#39;in hasta olması y&uuml;z&uuml;nden doğuya &ccedil;ekilmesiyle ordunun başında yalnız kalan Belek, aynı esnada kendisine karşı hazırlık i&ccedil;inde bulunan b&ouml;lgedeki Frenk ha&ccedil;lıların kralı konumundaki Urfa kontu I. Joselin ile aynı b&ouml;lgenin (Birecik) seny&ouml;r&uuml; olan Galeran du Puiset&#39;i bug&uuml;n Suru&ccedil; olarak adlandırılan b&ouml;lgede karşıladı ve patlak veren b&uuml;y&uuml;k savaş sonucunda muzaffer olarak Urfa kontu Jocelin(Joselin)&#39;i esir etti ve Harput Kalesi&#39;ne hapsetti. Sel&ccedil;uklu emiri Belek, muzafferiyetinden sonra tekrar Harput&#39;a avdet eyledi.</p><p>Belek Bey&#39;in yokluğu esnasında Ha&ccedil;lılar i&ccedil;in &ouml;nceleri m&uuml;şk&uuml;l olan Halep Kalesi&#39;nin muhasarası daha cazip bir hal almıştı. Belek Bey&#39;in b&ouml;lgede yayılan galebelerini işitmiş olup, Ha&ccedil;lıların aldığı mağlubiyetlerden bihaber olmayan Kud&uuml;s kralı II. Baudouin, 1122-1123 yılları arasında Halep g&uuml;zergahında ilerleyerek dolay kalelerinin hepsini ele ge&ccedil;irdi. Bu harek&acirc;t, kontrolden &ccedil;ıkmış olan Gerger Kalesi&#39;nin tekrar muhasarayla meşgul olan Belek Bey&#39;in kulağına gidince Belek Bey ikametinden ayrılarak hızlıca ordusunu topladı ve II. Baudouin&#39;i karşılamak i&ccedil;in yola koyuldu. Aynı zamanda II. Baudouin&#39;de Belek Bey&#39;in Gerger&#39;i muhasara ettiğinden haberdardı ve kalede bulunanlar kendisine yapılan istimdat &ccedil;ağrısına kulak vererek Fırat&#39;ın batı sahilini takip etme yoluyla Gerger&#39;e ulaşmak istiyordu. Ancak Kud&uuml;s kralı II. Baudouin, yoldayken Frenklerin seslerini işiterek nehirden biraz ayrılarak araziyi sezdi ve tam bu esnada bug&uuml;n Turuş olarak adlandırılan b&ouml;lgede Belek Bey ve ordusunun yıldırım hızıyla kendilerinin &uuml;zerine yaklaştığını fark etti. İbn&uuml;&#39;l Kalanisi&#39;ye g&ouml;re 8 Nisan, İbn Al-Adim&#39;e g&ouml;re 18 Nisan tarihinde meydana gelen bu şiddetli ve &ccedil;etin muharebede Belek Bey muazzam bir muvaffakiyet kazandı. Kud&uuml;s Kralı II. Baudouin ve bir grup ş&ouml;valye esir edildi. Bu savaşın neticesinde Ha&ccedil;lılar, İslam m&uuml;lk ve topraklarında o zamana kadarki en b&uuml;y&uuml;k mağlubiyeti almışlardı ve b&uuml;y&uuml;k bir ş&ouml;hret elde eden Belek Bey, Gazi unvanını kazandı. Bu olay ertesinde kendisine Belek Gazi denmeye başlandı ve namı t&uuml;m İslam aleminde işitildi.</p><p>Bu zafer &uuml;zerine Sel&ccedil;uklu sultanı Mahmud, Belek Gazi&#39;ye Halep emaretine ilişkin menşurunu g&ouml;ndermiş ve Halep idaresini kendisine taksim etmiştir.<br />
&nbsp;</p><p>Kaynak : <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Belek_Gazi">Wikipedia</a></p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/3903/deli-petro</guid>
	<pubDate>Thu, 27 Oct 2022 08:09:43 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/3903/deli-petro</link>
	<title><![CDATA[Deli Petro]]></title>
	<description><![CDATA[<p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1699641661/di/c0/FgQG5pkL2hVY4d3ehTvKIWp6AvZa79_NwUutHYZUbKw/ckeditor_upload/1/1/45/petro.jpg"></p><p>Bizim &ldquo;Deli Petro&rdquo; diye tabir ettiğimiz Rus &Ccedil;arı Petro Romanov&#39;un (1672-1725) yaptığı bazı delilikler:<br />
1- Deli Petro 22 yaşında &Ccedil;ar olduğunda ilk yaptığı iş, ilk Rus&ccedil;a gazetenin &ccedil;ıkışını sağlamak oldu.<br />
2- Ardından Avrupa&#39;nın kullandığı J&uuml;lyen Takvimine ge&ccedil;ilmesi emrini verdi.<br />
3- Kadınların kendi rızaları olmadan evlendirilmesini yasakladı<br />
4- Rus alfabesini geliştirdi.<br />
5- Evrensel kitapları Rus&ccedil;aya &ccedil;evirtti.&nbsp;<br />
6- İlk hastaneyi ve ilk tıp fak&uuml;ltesini kurdurdu.<br />
7- Rus Kilisesinin siyasete m&uuml;dahalesine son verdi.<br />
8- Avrupa&#39;daki bilimsel gelişmeleri g&ouml;rmek i&ccedil;in bu &uuml;lkelere gezilere &ccedil;ıktı.<br />
9- &Uuml;nl&uuml; Alman bilim adamı Leibniz ile dostluk geliştirdi ve Leibniz&#39;in tavsiyesiyle, Saint Petersburg Bilimler Akademisi&#39;ni kurdu.<br />
10- Akademi masrafları g&uuml;mr&uuml;k ve liman gelirlerinden karşılandı.<br />
11- Akademiye katılan yabancı bilimcilere &uuml;&ccedil; katı maaş verildi. B&ouml;ylece Avrupa&#39;nın en &ouml;nemli bilim adamları Rusya&#39;ya geldi.<br />
12- İlk bilimsel dergiyi &ccedil;ıkarttı.<br />
13- Avrupa&#39;nın en &ouml;nemli k&uuml;t&uuml;phanelerinden birini kurdurttu.<br />
14- Uzay G&ouml;zlem Enstit&uuml;s&uuml;, Botanik Bah&ccedil;esi, m&uuml;ze, basımevi, sanat at&ouml;lyeleri kuruldu.<br />
15- Bunların &uuml;ye ve başkanları, Akademi&#39;de yapılan oylamayla se&ccedil;ildi. &quot;Deli&quot; Petro hi&ccedil; m&uuml;dahale etmedi.<br />
16- Rusya Bilimler Akademisi &uuml;yeleri, bug&uuml;ne kadar 20 Nobel aldı.<br />
Alıntı</p>]]></description>
	<dc:creator>Cafer</dc:creator>		</item>
<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/3746/faida-rolyefleri</guid>
	<pubDate>Sun, 16 Oct 2022 08:53:22 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/3746/faida-rolyefleri</link>
	<title><![CDATA[Faida Rölyefleri]]></title>
	<description><![CDATA[<p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1665910541/di/c0/Ylv9yZ7jaKm1xgQ_4HSgGLFUWRAmVTHKuPqjy-57a00/ckeditor_upload/1/1/45/FB_IMG_1665910493244.jpg"></p><p>Kuzey Irak&rsquo;ta kayalara oyulmuş Asur Kabartmaları g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıktı</p><p>Kuzey Irak&#39;ta &uuml;nl&uuml; Faida R&ouml;lyeflerinin bulunduğu alanda İtalyan ve K&uuml;rt arkeolgoların katıldığı arkeoloji kazıları s&uuml;r&uuml;yor. Kral II. Sargon&rsquo;un saltanat yıllarına tarihlenen ve sarayların dışında nadiren bulunan antik kabartmalar, tanrı Aşur ve eşi Mullissu başta &uuml;zere Asur tanrılarının aslanlar, ejderhalar ve diğer hayvanlar &uuml;zerinde durduğu bir t&ouml;rensel ge&ccedil;idi tasvir ediyor.</p><p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1665910568/di/c0/aTgtyfeEwrrdlLO03FoY6GaMcncbVby5LLViS5nFpq0/ckeditor_upload/1/1/45/FB_IMG_1665910471046.jpg"></p><p>M&Ouml; 8. y&uuml;zyılda, Asur Kralı II. Sargon, bug&uuml;nk&uuml; Orta Doğu&rsquo;nun &ccedil;oğunu i&ccedil;eren ve komşuları arasındaki korku yaratan zengin ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir imparatorluğa h&uuml;kmetti.</p><p>Kuzey Irak&#39;ta onun d&ouml;nemine tarihlenen ve bug&uuml;n Irak K&uuml;rdistanı sınırları i&ccedil;inde kalan Faida R&ouml;lyefleri 1973&rsquo;te keşfedildi. Ancak savaşlar ve sıcak &ccedil;atışmalar nedeniyle alandaki arkeoloji &ccedil;alışmaları s&uuml;rekli sekteye uğradı.</p><p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1665910604/di/c0/16GDPY9CEazURDUJ-TlJ-dm8pF6xEumgT77FS3MQGG0/ckeditor_upload/1/1/45/FB_IMG_1665910450613.jpg"></p><p>Ge&ccedil;tiğimiz yıllarda Kuzey Irak&rsquo;ta &ccedil;alışan İtalyan arkeologlar, ana kayaya kazılmış sofistike kanal sistemini s&uuml;sleyen on taş kabartmayı ortaya &ccedil;ıkardılar. Tipik olarak sadece kraliyet saraylarında bulunan bu g&uuml;zel hazırlanmış oymalar, askeri g&uuml;c&uuml; ile iyi bilinen bir liderin desteklediği etkileyici kamu eserlerine ışık tutuyor.</p><p>Arkeolog Daniele Morandi Bonacossi, &ldquo;Asur kaya kabartmaları olduk&ccedil;a nadir bulunan anıtlardır.&rdquo; diyor.</p><p>Bir istisna dışında, 1845&rsquo;ten beri orijinal konumlarında b&ouml;yle bir panel bulunamamıştı. Ve daha fazla kabartmanın ve belki de anıtsal &ccedil;ivi yazısı yazıtların hala kanalı dolduran toprak d&ouml;k&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml;n altında g&ouml;m&uuml;l&uuml; olması muhtemel.</p><p>T&uuml;rkiye sınırına yakın olan Faida kasabası yakınlarındaki alan, i&ccedil; savaş ve &ccedil;atışmalar nedeniyle yarım asırdır araştırmacılara b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de kapatıldı. 1973&rsquo;te araştırmacılar &uuml;&ccedil; taş paneli ortaya &ccedil;ıkarttı ancak Bağdat&rsquo;taki K&uuml;rtler ve Baas rejimi arasındaki gerilimler daha fazla &ccedil;alışmayı engelledi. Morandi Bonacossi liderliğindeki bir araştırma 2012&rsquo;de geri d&ouml;nd&uuml; ve altı kabartma daha buldu. Daha sonra IŞİD&rsquo;in istilası yine araştırma &ccedil;abalarını durdurdu; İŞİD ile K&uuml;rt g&uuml;&ccedil;leri arasındaki savaş hattı, IŞİD 2017&rsquo;de yenilgiye uğratılıncaya kadar devam etti.</p><p><img alt="" src="https://ahalim.com/serve-file/e0/l1665910648/di/c0/lqU5RqHJMQew-VMjJrfs2ng5EK4NgMTpOdUPrn-aoeo/ckeditor_upload/1/1/45/FB_IMG_1665910434906.jpg"></p><p>Ge&ccedil;tiğimiz sonbaharda, Irak K&uuml;rdistanı&rsquo;nın Dohuk antikalar b&ouml;l&uuml;m&uuml;nden Hasan Ahmed Qasim ve Morandi Bonacossi, altı kilometre uzunluğundaki kanalın kıyısında bulunan toplam on kabartmayı katalogladılar. Arkeologlara g&ouml;re burada tasvir edilen sahneler benzersiz.</p><p>Paneller, bir ejderha ve boynuzlu aslana binen tanrı Aşur ve aslan destekli bir tahtta oturan eşi Mullissu da dahil olmak &uuml;zere, Asur tanrılarının t&ouml;renini g&ouml;zlemleyen bir kralı betimliyor. Arkeologlar bu kralın II. Sargon olduğuna inanıyor.</p><p>Diğer fig&uuml;rler arasında aşk ve savaş tanrı&ccedil;ası İştar, g&uuml;neş tanrısı Shamash ve bilgelik tanrısı Nabu var. Arkeologlar bu t&uuml;r tasvirlerin yoldan ge&ccedil;enlere, doğurganlığın ilahi ve d&uuml;nyevi g&uuml;&ccedil;ten geldiğini vurguladığından ş&uuml;pheleniyor.</p><p>B&ouml;lgedeki antik su sistemlerini inceleyen arkeolog Jason Ur, &ldquo;Kabartmalar, kraliyet iktidarının ve ilahi meşruiyetinin siyasi anlamlı sahnelerinin sıradan olabileceğini g&ouml;steriyor.&rdquo; diyor.</p><p>Keşif, bu sanat eserlerinin sadece imparatorluk saraylarında değil, &ccedil;ift&ccedil;ilerin tarlaları i&ccedil;in kanallardan su &ccedil;ıkardıkları yerlerde bile olduğunu g&ouml;steriyor.</p><p>Bu kanal, yakındaki tepelere yayılmış diğer kaynaklardan besleniyordu. Kanalın dışındaki dallar, arpa, buğday ve diğer &uuml;r&uuml;nler i&ccedil;in geniş sulama imkanı sağlıyordu. Tarlalar, o d&ouml;nemde d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k şehirlerinden biri olan Ninova&rsquo;nın 100.000 veya daha fazla sakininin beslenmesine yardımcı oluyordu. Bu b&uuml;y&uuml;k metropol&uuml;n kalıntıları, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z Musul kentinden Dicle Nehri boyunca 96 km g&uuml;neyde uzanıyordu.</p><p>II. Sargon, M&Ouml; 911&rsquo;den M&Ouml; 609&rsquo;da yıkılıncaya kadar b&ouml;lgeye hakim olan Yeni Asur İmparatorluğu olarak adlandırılan imparatorluğu y&ouml;netti. Demir silah kullanan ilk ordu olan Asurlular, d&uuml;şmanlarını yenmek i&ccedil;in ileri askeri teknikler geliştirdiler.</p><p>Sargon, M&Ouml; 721&rsquo;de tahtı ele ge&ccedil;irdiğinde, hemen isyancı kuzey İsrail krallığını fethetti ve zorla binlerce esirin yerini değiştirdi. Sargon&rsquo;un askeri zaferleri Anadolu ve batı İran platosunda devam etti. Ninova dışında, &ldquo;Sargon&rsquo;un kalesi&rdquo; anlamına gelen Dur Sharrukin&rsquo;de yeni bir başkent inşa etti. Ancak askeri olmayan icraatlerinden başka pek az şey biliniyor.</p><p>Arkeologlar, Faida R&ouml;lyeflerinin Asur g&ouml;llerinin yakınındaki toprakları iyileştirmek i&ccedil;in kapsamlı kraliyet desteğine işaret ettiğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p><p>Sargon&rsquo;un oğlu Sennacherib bu ağı genişletti ve d&uuml;nyanın en eski su kemeri olabilecek şeyi inşa etti, Ninova yakınlarında nehrin &uuml;zerinden ge&ccedil;en bu yapı, taştan ve su ge&ccedil;irmez dolgu malzemesi ile inşa edilmişti. &Uuml;zerine ise ş&ouml;yle yazdırmıştı: &ldquo;Dik yama&ccedil;lı vadiler &uuml;zerinde beyaz kalker bloklardan oluşan bir su kemeri yaptım; O suların &uuml;zerinden akmasını sağladım.&rdquo;</p><p>Oxford &Uuml;niversitesi&rsquo;nden arkeolog Stephanie Dalley, şehre pompalanan bol sudan yararlanmak i&ccedil;in efsanevi Babil&rsquo;in Asma Asma Bah&ccedil;elerinin aslında Ninova&rsquo;da inşa edilmiş olabileceğini savunuyor. Bu tez tartışmalı olmasına rağmen, Ur ve diğer araştırmacılar, akademisyenlerin Asur&rsquo;un savaş alanındaki teknolojik uzmanlığını hafife aldıklarını s&ouml;yl&uuml;yorlar.</p><p>B&ouml;lgede yapılan araştırmalarda, taş panellerin her detayını ve bağlamlarını kaydetmek i&ccedil;in lazer tarama ve dijital fotogrametri gibi ileri teknolojiler kullanıldı.</p><p>Bir drone, araştırmacıların t&uuml;m kanal ağını haritalamasına izin verecek y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;kl&uuml; hava fotoğrafları sağladı.</p><p>Ancak Sargon&rsquo;un himayesindeki değerli kalıntılar vandalizm, yasadışı kazılar ve yakındaki k&ouml;y&uuml;n genişlemesi nedeniyle b&uuml;y&uuml;k tehdit altında.</p><p>R&ouml;lyeflerden biri, ge&ccedil;tiğimiz Mayıs ayında bir yağmacı tarafından hasar g&ouml;rd&uuml;. Bir &ccedil;ift&ccedil;i, ahırını genişlettiğinde başka bir panele zarar verdi. Ve 2018&rsquo;de modern bir su kemeri, antik kanalın ortasından ge&ccedil;ti.</p><p>Araştırmanın nihai hedefi, diğer kaya kabartmalarını da i&ccedil;eren bir arkeolojik park oluşturmak ve Romalıların gelmesinden beş asır &ouml;nce Asur h&uuml;k&uuml;mdarları tarafından inşa edilen t&uuml;m hidrolik sistem i&ccedil;in UNESCO D&uuml;nya Miras Alanı korumasını kazanmak.</p><p>Kaynak: Udine &Uuml;niversitesi ve Natioal Geography / &Ccedil;eviri: Arkeofili</p><p>Fotoğraflar: Alberto Savioli, LoNAP</p><p>(Alıntı)</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
</channel>
</rss>
