Ahalim Sözün izinde, insanın hikayesinde.
Blog

Ur -Nammu Kanunu (M.Ö. 2100-2050)

fotocu 1 yıl önce Tarih ve Kültür
image
“M.Ö 2050 yılında üç erkek; bir berber, bir bahçıvan ve mesleği bulunmayan diğer bir kişi Lu İnnana adındaki bir tapınak görevlisini öldürdüler. Katiller, kurbanın karısı olan Nin Dada’ya kocasının öldürüldüğünü söylediler (Neden söyledikleri bilinmiyor).Karısı sırrı tuttu ve yetkililere cinayeti bildirmedi.Ancak kanunun kolu uzundu ve o zamanın yüksek düzeyde medenileşmiş Sümerdevletinde de bu bir istisna değildi.
Suç Kral Ur Ninurta’nın dikkatine getirildi, başkent İsin’de kendisi Nippur’daki vatandaşlar mahkemesine davayı götürdü, ki söz konusu yer, adalet mahkemesi olarak işlev görüyordu.
Bu Mecliste dokuz kişi suçlular hakkında kovuşturma açılmasını istedi. Savlarına göre sadece üç katil değil, bunun yanında adamın karısının da idam edilmesi gerektiğini, çünkü suçu öğrendikten sonra sessiz kaldığını ve bu yüzden de öldürmeye yardımcı olduğunu öne sürmüşlerdi. Mesliste bulunan iki adam daha sonra kadını savunmak için söz aldılar. Kadının kocasının öldürülmesinde bir payı olmadığını ve bu yüzden de serbest bırakılması gerektiğini savundular.“
Kaynak: Jean-Marie Carbasse, Les 100 dates du droit, Que sais-je, 2011, 1re éd., Paris, p. 11.
Ur-Nammu'nun hukuk metinlerinden sadece 5 yasanın içeriği anlaşılabilmiştir.
Bu yasalar su meseleleri, köle-efendi ilişkisi, bedensel ceza yerine (ur nammuya kadar cezalar bedene uygulanmaktaydı) para cezası getirilmesi vb. konuları içermektedir.
İ.Ö 2212-2095 dolaylarında Akadlar'ın zayıflaması ile tekrar yükselişe geçen sümerler'in üçüncü Ur hanedanı'nın kurucu kralı olan Ur-Nammu kendi adıyla anılan
tarihin bilinen en eski yazılı yasası İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesinde bulunmaktadır.
1952 yılında Samuel Noah Kramer tarafından çevrilmiş ve bilim dünyasında büyük etki yaratmıştır.
Ur-Nammu Kanunu (M.Ö. 2100-2050) bir bütün olarak günümüze ulaşan en eski yasal metindir. Mezopotamya havzasında bu kanundan daha önce başka kanunların var olduğu bilinmektedir. Milattan önce 2100-2050 yıllarına ait olup Sümerce yazılmıştır.
Ancak metnin gövde kısmının Ur-Nammu’nun oğlu tarafından hazırlatılmış olması muhtemeldir.
Bu kanunun içerdiği elli yedi kuralın kırkı derlenebilmiştir. Bu hükümlerin büyük kısmı ceza hukuku ve aile hukukunu ilgilendirmektedir. Kanunda öldürme ve hırsızlık gibi bazı suçlar için idam cezası öngörülmekle beraber, diğer suçlar için muhtelif para cezaları getirilmekteydi.
Ur-Nammu Kanunu’nun bilinen ilk versiyonu İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.
Kil tabletlerde bulunan kanunlar, İstanbul Arkeoloji Müzesi bünyesinde, Dünyaca ünlü Sümerolog İlmiye Çığ ve Hatice Kızılyay tarafından çözümlenmiştir.

Yorumlar 0

Yorum yapmak için giriş yapın.

Henüz yorum yapılmadı.