<?xml version='1.0'?><rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" >
<channel>
	<title><![CDATA[Ahalim: Köy Enstitüleri }]]></title>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/1576/koy-enstituleri</link>
	<atom:link href="https://ahalim.com/blog/view/1576/koy-enstituleri" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<description><![CDATA[}]]></description>
		<item>
	<guid isPermaLink="true">https://ahalim.com/blog/view/1576/koy-enstituleri</guid>
	<pubDate>Tue, 30 Aug 2022 10:58:55 +0000</pubDate>
	<link>https://ahalim.com/blog/view/1576/koy-enstituleri</link>
	<title><![CDATA[Köy Enstitüleri ]]></title>
	<description><![CDATA[<p>Köy Enstitüleri hakkında yazılmış en güzel şiirlerden biridir.<br />Şiirin yazarı Özbek İncebayraktar, 1970-71 yıllarında Edebiyat Öğretmenim ve Gökçeada (İmroz) Atatürk İlköğretmen Okulu'nun Okul Müdürü'ydü...</p><p>KÖY ENSTİTÜLERİ&nbsp;</p><p>Onlar,&nbsp;<br />Köy çocuklarıydı.&nbsp;<br />Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda.&nbsp;<br />Kavrulmuş ekinler gibiydiler.&nbsp;<br />Geldiler,&nbsp;<br />Yalın ayakları&nbsp;<br />Ve&nbsp;<br />Yırtık mintanlarıyla geldiler,&nbsp;<br />Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye.&nbsp;<br />Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış&nbsp;<br />Ve&nbsp;<br />Unutulmuştular bin yıldır.&nbsp;</p><p>Ferhat oldular,&nbsp;<br />Yardılar İdris Dağını.&nbsp;<br />Gürül gürül akıttılar suyunu,&nbsp;<br />Hasanoğlan’a.&nbsp;<br />Köroğlu oldular,&nbsp;<br />Kafa tuttular Bolu Beylerine.&nbsp;<br />Yıktılar saltanatını ağaların.&nbsp;</p><p>Tolstoy’u Balzac’ı okudular koyun güderken.&nbsp;<br />Mozart’ı, Bethoven’i çaldılar dağ başlarında.&nbsp;<br />Moliere’i, Sophokles’i oynadılar.&nbsp;</p><p>Horon teptiler Beşikdüzü’nde kol kola.&nbsp;<br />Halay çektiler Yıldızeli’nde türkülerle.&nbsp;<br />Diz vurdular Ortaklar’da efece...&nbsp;</p><p>Siz,&nbsp;<br />Her gece,&nbsp;<br />Mehtaba çıkarken Heybeli’de,&nbsp;<br />Onlar,&nbsp;<br />Duvar ördüler,&nbsp;<br />Çatı çattılar.&nbsp;<br />Yıldızlara bakarak yaz geceleri,&nbsp;<br />Harman yerlerinde yattılar.&nbsp;<br />Kazma salladılar yorulmadan.&nbsp;<br />Kerpiç döktüler&nbsp;<br />Kerpiç.&nbsp;<br />Sızlanmadılar hiç.&nbsp;<br />Yakıştı nasırlı ellerine,&nbsp;<br />Kitap ve çekiç.&nbsp;</p><p>Başladı yurt harmanında imece...&nbsp;<br />Bir gece,&nbsp;<br />Karanlık inlerinden sinsice,&nbsp;<br />Brütüsler çıktı ansızın.&nbsp;<br />Çektiler zehirli hançerlerini,&nbsp;<br />Vurdular sırtlarından haince...&nbsp;</p><p>Çıktı mağaralarından yarasalar,&nbsp;<br />Çıktı halk düşmanları,<br />Üşüştü sülükler gibi üstümüze.&nbsp;<br />Emdiler kanımızı,&nbsp;<br />Doymadılar.&nbsp;<br />Yıktılar umudunu Türkiyemin.&nbsp;</p><p>Aydınlık bir Türkiye gelir aklıma,&nbsp;<br />Kalkınmış bir Türkiye gelir,&nbsp;<br />Köy Enstitüleri denince.&nbsp;</p><p>Özbek İNCEBAYRAKTAR</p>]]></description>
	<dc:creator>fotocu</dc:creator>		</item>
</channel>
</rss>
