Apollonia Ad Rhyndacum: Bursa'nın Gizli Kalmış Antik Kenti

Apollonia Ad Rhyndacum Antik Kenti, bugün Gölyazı adıyla bilinen, Bursa ili sınırlarında yer alan tarihi bir yerleşimdir. Apollonia Ad Rhyndacum, antik dönemde önemli bir liman ve ticaret kenti olup, adını Apollon'dan alır. Rhyndakos (bugünkü Kocasu) Nehri kıyısında kurulmuş olan bu şehir, stratejik konumu nedeniyle Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir merkez olmuştur. Antik kentin tarihine ve günümüzdeki durumuna bakıldığında, oldukça zengin bir geçmişe sahip olduğu görülmektedir.

Apollonia'nın Tarihi
Apollonia Ad Rhyndacum, antik çağda Misya bölgesinde yer almış ve Hellenistik dönemden itibaren önemli bir yerleşim haline gelmiştir. Şehir, ilk olarak Büyük İskender’in seferleri sırasında bilinmeye başlamış ve Roma İmparatorluğu'nun himayesi altına girdikten sonra gelişimini sürdürmüştür. Roma döneminde ticaret yolları üzerinde bir liman kenti olarak büyük bir öneme sahip olmuştur.
Bitinya'nın önemli bir kenti olan Apollinia antik kentinde, Antik Çağ kalıntılarının yanı sıra Hristiyanlık ve Osmanlı dönemine ait yapılar da bulunur.
Günümüzdeki Gölyazı beldesinin, Osmanlılar döneminde adı Apolyont'a dönüşen antik Apollonia kentinin sivil yerleşimi üzerine kurulduğu düşünülür. Karaya 1 km. uzaklıkta sığ bir adacık olan Kız Ada üzerinde şehrin koruyucu tanrısı Apollon'a adanmış tapınak bulunur. Kentin resmî sivil yapıları ise yarımadanın karaya yakın iç kısmındaki Zambak Tepe yamaçlarındadır.
2016 yılında nekropol alanında, 2017 yılında Apollyon Tapınağı'nın bulunduğu Kız Adası'nda kurtarma çalışmaları başlatılan kentin ilk kuruluş tarihi hakkında bilgi yoktur. Ancak Apollonia’da darp edildiği düşünülen birkaç sikke nedeniyle kentin MÖ 5. yüzyılın ortalarında kurulmuş olabileceği iddia edilmektedir. Apollonia'nın adının geçtiği en erken tarihli yazılı belge Milet'te bulunan MÖ 2. yüzyıla tarihlenen bir yazıttır. Kimi araştırmacılar, bu belgeye dayanarak kentin Miletos'un kolonisi olarak kurulduğu belirtilmiştir. Pergamon Krallığı'nın güçlendiği dönemde, bu krallığın hakimiyeti altına giren kent, kerevit ticaretinin de etkisiyle M.Ö. 1. yüzyılda zenginleşmiş ve yazılı kaynaklarda adından bahsedilmeye başlamıştır. Apollonia isminin geçtiği ilk sikkelerin darpları Pergamon Krallığı Dönemi’ne denk gelir, bu nedenle kuruluşunun M.Ö. 183 - 150 yılları arasında olduğunu iddia edenler de bulunur.
Kent, Pergamon Krallığı’nın MÖ 133 yılında Roma İmparatorluğu’na bağlanması ile, Roma egemenliğine girdi. Roma İmparatorluk Dönemi’nde “civitas Iibera” (özgür kent) statüsündeydi. Roma döneminde bir süre Adramittion'a, bir süre de Kzykos'a bağlı bir yerleşim oldu. Roma İmparatoru Hadrianus, Bithynia gezisi sırasında kente uğramış; bu ziyaretin anısına kenti çevreleyen kale bedeninin kapısına bir yazıtaşı konmuştur.

Apollonia, Bizans döneminde önce Bithynia Piskoposluğu'na, daha sonra Nicomedia (İzmit) ve kısa bir süre de Kios (Gemlik) Piskoposluğu'na bağlandı. 14. yüzyıl başında bir süre Osmanlı akınları karşısında Prusa (Bursa) ve Apemaa (Mudanya)'dan kaçanların toplantığı bir kent olarak varlığını sürdürdü.

Osmanlılar 1302'de Bizans ordusu ile yaptıkları Bafeus Muharebesi'nde yenilgiye uğrattıklarında kaçan Kite Tekfuru'nu kovalayarak ilk kez Apollonia ad Ryndacum önlerine geldiler; tekfurun teslim edilmesi konusunda anlaşmaya varılması üzerine geri çekildiler. Kent, daha sonra Osman Bey'in silah arkadaşlarından Aykut Alp'in oğlu Kara Ali tarafından fethedildi. Osmanlı yönetiminde Hristiyan ve Müslüman Osmanlı yurttaşlarının bir arada yaşadığı ancak Hristiyan nüfusun ağırlıkta olduğu bir yerleşim olarak varlığını sürdürdü, adı Apolyont'a dönüştü.

Günümüzde Apollonia
Apollonia Ad Rhyndacum'un kalıntıları bugün Gölyazı köyü ve çevresinde görülebilir. Antik kentin surlarının kalıntıları, birkaç yapı ve tapınaklar, özellikle günümüze ulaşabilen nadir eserler arasındadır. Gölyazı, aynı zamanda doğal güzelliği ve tarihi dokusuyla hem turistlerin hem de arkeologların ilgisini çekmektedir. Uluabat Gölü'ne açılan köy, doğal ve tarihi mirasıyla öne çıkarken, Apollonia'dan günümüze kalan tarihi eserler arasında antik tiyatro kalıntıları, tapınaklar ve agora yer almaktadır.

Tarihi Eserler

Antik kentin en önemli yapıları arasında Apollon Tapınağı ve Tiyatro sayılabilir. Apollon Tapınağı, kentin dini merkezi olup, zamanla Bizans döneminde de kullanılmıştır. Kentin ana meydanı olan agora ise hem ticaretin hem de sosyal yaşamın kalbi olarak işlev görmüştür. Ne yazık ki, bu yapılar zamanla büyük ölçüde tahrip olmuş ancak bazı kalıntılar günümüze kadar ulaşmıştır. Ayrıca surlar ve kuleler, kentin savunma sistemi hakkında bilgi verir.

Gölyazı Aziz Panteleimon Kilisesi
Gölyazı'daki Aziz Panteleimon Kilisesi, Anadolu Rum Ortodoks kiliselerinin önemli ve özgün örneklerinden biridir. 1908-1918 yılları arasında inşa edilen kilise, Apolyont’taki beş kilisenin arasında en yenisiydi. Aziz Panteleimon Kilisesi, 1900 yılında ortaya çıkan yıkıcı yangının ardından Apolyont köprüsünün kuzeyinde kurulan “Yeni Mahalle”nin kilisesi olarak inşa edilmiştir.

İki katlı olarak inşa edilen Aziz Panteleimon Kilisesi, üç nefli, dikdörtgen planlı bir bazilikadır. Batısında narteksi bulunur. Kilisenin doğusunda bulunan üç bölümlü apsis bölümündeki iki (orijinal) direğin kaidesi olarak Antik Çağ yapılarına ait mermerden bir sütun başlığı ve bir mermer sunak kullanılmaktadır. İçte ve dışta düzensiz almaşık teknikle örülen kilise, sade neoklasik öğeleri, ebatları ve heybetli ön cephesi ile geç Osmanlı Dönemi İstanbul Rum mimarlığının özelliklerini yansıtmaktadır.

Türk-Yunan Savaşı ve Mübadele döneminde terk edilen Azizi Panteleimon kilisesi, çeşitli amaçlarla kullanılmış; ancak zamanın ve yangınların etkisiyle günümüze ciddi hasarlarla ancak ulaşabilmiştir. Bursa Nilüfer Belediyesi tarafından restorasyonu gerçekleştirilen kilise, yenilenme çalışmalarının ardından kültürevi olarak işlev kazanmış ve 2014 yılında hizmete açılmıştır.

Sonuç
Apollonia Ad Rhyndacum Antik Kenti, hem tarihi hem de kültürel açıdan zengin bir geçmişe sahip olan önemli bir yerleşimdir. Bugün Gölyazı’da bulunan bu antik kent, doğal güzellikleriyle birleşerek ziyaretçilerine tarih ile doğanın iç içe geçtiği bir deneyim sunmaktadır. Arkeolojik çalışmaların devam ettiği Apollonia’da, gelecekte daha fazla kalıntı ve eser gün yüzüne çıkarılabilir.
Kaynaklar
- Cramer, J. A. (2018). "Ancient Geography of Asia Minor." Cambridge University Press.
- Foss, C. (1996). "Byzantine Fortifications in Western Asia Minor." Dumbarton Oaks Papers.
- Erciyas, D. B. (2006). "Wealth, Aristocracy and Royal Propaganda Under the Hellenistic Kingdom of the Mithridatids." Brill.
- Wikipedia “Apollonia Ad Rhyndacum”
