HAREM HADIMLAR VE MEZOPOTAMYA

    fotocu


    Harem ve hadımlık ; ( Sarayda harem hizmetinde olan erkeklerin cinsellik ve çocuk sahibi olmak özelliğini tıbbi mudahale ile işlevsiz hale getirilmesi ) zamanla bir müessese haline gelen hadımlığın, tıpkı harem kurumu gibi son derece gelişmiş bir kurumsal yapıya sahip olduğu gerçeği, hiç de yabana atılacak bir düşünce değildir... Öyle ki, harem ve hadımlık arasındaki ilişki, bir bütünün iki eşit parçası gibidir, bu bakımdan ikisininde anlaşılabilmesi için birlikte ele alınmaları şarttır..Çünkü eş zamanlı gelişim göstermişlerdir , kralın uzun seferlere veya savaşlara çıktığı dönemlerde ailesine ait kadın , eş , çocukları yani harem kurumunun korunması için bir erkek veya erkekler topluluğunun görevli sorumluluğuna bırakılması için bu eylem elzem olmuştur, aksi sıkıntılar getirir...Harem müessesesiyle ortaya çıkan üreme ve cinsellik kabiliyeti elinden alınan erkekler ilk başlarda savaş esirlerinden oluşurdu...
    Tarih sahnesinde Mezopotamya , Anadolu sonrasında Mısır .Çin ,Pers , Yunan, Roma , Sasani ve yakın trih birçok uygarlıkta , Osmanlı imparatorluğunda görüyoruz..
    Yakın döneme kadar varlığını sürdüren harem kurumu sözlü anlam olarak ; Akad'ça "Haramu" "izole etmek , örtmek gizlemek " anlamında , arapça " muhafaza edilen , mukaddes yer , yasak yer " anlamında, Sumer dilinde "kadınlar evi " anlamına gelen "e-mi/sal " diye görüyoruz..Yani öz olarak Sumerden buyana evin reisi erkegin kadınları , cariyeleri , çocukları ve kadın hizmetlilerinin barındığı yer anlamındadır..Siyasi , sosyal ,ekonomik fktörlerin sonucu kent devletlerin krallıkların doğurduğu bu kurum beraberinde savunma gerekli hadımlığı getirmiştir....M.Ö 4 Binlerde gördüğümüz başlangıçlar krallıklar genişledikçe sayı ve mimarisi eş orantılı gelişmiştir...Dışardan gelen kraliyet gelinleri ( bu arada belirtelim Mısır dışarıya kız vermez , almıştır ) hareme kendine baglı onlarca hizmetli ile geldiği için her yüzyıl haremlerin antik çagda ve sonraki dönemlerde boyutu genişlemiştir..
    Mitannili prenses Keluhepa’nın, Mısır’a gelin olarak giderken maiyetinde olan 317 kadın hizmetkarı da beraberinde götürmesidir... Aynı şekilde bir başka Hurri-Mitannili prenses Tadukhepa da, 270 kadın ve 30 erkekten oluşan maiyetiyle birlikte Mısır firavunu III. Amenhotep’in haremine katılmıştır....
    MÖ 2. Binyılda yaşamış olan Asur, Babil, Mari, Hurri ve Hititlerden kalma saray kalıntıları, harem kurumunun bu tarihteki varlığına şahitlik etmektedir....Mezopotamya tarihinde hadımlar ile ilgili bilgilere ilk kez MÖ 2600-2500 yılları arasındaki erken hanedanlar dönemi metinlerinde rastlanmakla beraber, esasen hadım anlamına gelen Sumerce " lu-sag" ve Akadça "sa-resi" kelimeleri ise hem Akad Dönemi (MÖ 2350-2150) metinlerinde hem deSumerli III. Ur hanedanlığı Dönemi (MÖ 2060-1960) idari kayıtlarında geçmektedir.... Diğer taraftan antik Anadolu döneminde hadımlığın izleri de, harem kurumunun Hurri-Mitanni Devleti ve Hitit Devleti gibi Anadolu toplumlarındaki varlığıyla doğru orantılıdır... Bu konuda net bir tarih vermek gerekirse, hadımlığın Hitit toplumunda ortaya çıkışı, Hitit krallarından III. Hattuşili dönemi’ne (MÖ 1275-1250) görüyoruz...
    Asur ve Hitit gibi antik dönem duvar kabartmalarından hadımların özellikle sakalsız oldukları görülür bu arada din adamları ile karıştırmayalım onlar tüm vücutlarını kıldan temizlerdi..Hitit imparatorluk dönemi metinlerinde devlet mekanizması içinde yer alan ve mevcut krala baglılık ve sadakat yeminleri , Asur hadımlarından degişik saltanat ve kralın maiyetini koruma kayıtları vardır...Onların anlatımına göre hadımlar sakalsız , tombul yanaklı , şişkin yanaklı ve ince sesli olduklarıdır...
    Mezopotamya kültürüyle yüksek etkileşim gördüğümüz Elam ve Med toplumunun harmanı olan Perslerin kültürel kökenini bu anlatılanlar ışığında MÖ 3. binli yıllara götürebiliriz..Dolayısıyla Pers toplumu pek çok konuda olduğu gibi harem ve hadımlık uygulamaları hususunda da, Mezopotamya toplumlarından etkilenmiştir... Nitekim Mezopotamya uygarlıklarında bir kral mağlup ettiği kralın haremini kendi haremi içerisine kattığı gibi, Pers kralları da benzer uygulamalara giderek haremini genişlettiğini görüyoruz..
    Harem ve hadımlık kurumu, antikçağ Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarında ortaya çıkıp, Sasani Devleti ve Abbasiler ile birlikte, Osmanlı Devleti Dönemi’nde de varlığını devam ettirdi..Nitekim Osmanlı saray ve harem teşkilatlanması ve mimari şekillenmesi Asur saray ve harem teşkilatlanmasının bir devamı olarak bilinmektedir..
    Örnegin ; Asur saraylarının "babanu ve betanu" iç ve dış avlu mimarisi Osmanlı saray teşkilanmasında " enderun ve birun " şeklinde intikal etmiştir...Osmanlı hadımlarınında görev tanımlaması MÖ 10 yy Mezopotamya hadımları ile benzerlik taşımaktadır..
    Özet olarak , birbiriyle eş zamanda krallık gereklerinden doğan ve bu gereklilik büyüdükçe gelişen bu iki kurum oldukça eskiye dayanan bir yapılanmadır

    Monarşinin getirileri. .
    Ayla Ötük.. Hanımefendinin  makalesinden
    Direkt olarak aktardım
    .